The New York Times'ta yayımlanan bir analize göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların beşinci ayında hem askeri hem de siyasi açıdan giderek daha zor bir tabloyla karşı karşıya.
Analizde, Trump'ın İran'ın nükleer programını kısa sürede durdurma ve Tahran yönetimini zayıflatma hedeflerinin büyük ölçüde gerçekleşmediği, savaşın ise beklenenden daha yüksek ekonomik ve askeri maliyetler doğurduğu öne sürülüyor.
Habere göre Trump yönetimi, 28 Şubat'ta başlatılan geniş kapsamlı operasyonlarla İran'ın nükleer kapasitesini hızla etkisiz hale getirmeyi ve Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı hedefliyordu.
Ancak beş ayın sonunda İran'ın nükleer programının tamamen durdurulamadığı, yönetim değişikliği beklentisinin de karşılık bulmadığı belirtiliyor.
Analizde ayrıca ABD'nin, İran'ın petrol ihracatındaki kritik merkezlerden biri olan Harg Adası'nı ele geçirme ya da zenginleştirilmiş uranyum stoklarını kontrol altına alma yönünde herhangi bir kara harekâtına sıcak bakmadığı ifade ediliyor.
SAVAŞIN MALİYETİ ARTTI, ENERJİ PİYASALARI BASKI ALTINDA
New York Times analizine göre savaşın uzaması yalnızca askeri cephede değil, küresel enerji piyasalarında da baskı oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların zaman zaman aksaması ve Orta Doğu'daki jeopolitik riskler petrol fiyatlarının yüksek seyretmesine neden olurken, bunun küresel enflasyon ve finansal piyasalar üzerindeki etkileri de artıyor.
Analizde dikkat çekilen en önemli başlıklardan biri de ABD'nin mühimmat stokları oldu.
İddiaya göre aylar süren operasyonlar sırasında kullanılan hava savunma önleme füzeleri ve diğer hassas mühimmat nedeniyle bazı kritik stoklarda önemli azalma yaşandı.
Haberde, ABD'li yetkililerin bu durumun yalnızca İran değil, Rusya ve Çin gibi rakip ülkeler tarafından da yakından izlendiği değerlendirmesini yaptığı aktarıldı.
Beyaz Saray'ın önünde üç seçenek olduğu öne sürüldü
New York Times analizine göre Trump yönetiminin önünde üç temel senaryo bulunuyor:
Askeri operasyonları daha da genişletmek, Ekonomik yaptırımları artırarak baskıyı sürdürmek, Ateşkes ve diplomasi yoluyla çatışmadan çıkmak. Ancak analizde, her seçeneğin önemli siyasi, ekonomik ve askeri riskler taşıdığı vurgulanıyor.
Haberde yer verilen değerlendirmelere göre, savaşın uzaması ABD kamuoyundaki desteği de olumsuz etkiliyor.
Washington Post ve Ipsos'un anketine atıfta bulunulan analizde, Amerikalıların yalnızca yüzde 29'unun Trump'ın İran politikasını onayladığı belirtilirken, Cumhuriyetçi Parti içinde de çatışmanın sona erdirilmesine yönelik çağrıların arttığı ifade ediliyor.
New York Times'a göre Trump yönetimi, İran üzerindeki baskıyı sürdürmek isterken hem ekonomik maliyetler hem de askeri riskler nedeniyle hareket alanının daraldığı bir döneme girmiş durumda.
Analizde, Beyaz Saray'ın önümüzdeki süreçte vereceği kararların yalnızca Orta Doğu'daki dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını ve ABD'nin uluslararası konumunu da doğrudan etkileyebileceği değerlendirmesi yapılıyor.