Siyasi arenada yeni bir oluşum olarak boy gösteren Yeni Partinin, aslında tamamen ana muhalefet partisini yeniden ele geçirmek üzere kurgulanmış bir strateji aparatı olduğu iddia edildi. Edinilen kulis bilgilerine göre, Özgür Özel liderliğindeki ekibin, mahkemeden çıkacak her türlü karara karşı masaya koyduğu gizli senaryolar, yeni partinin bağımsız bir siyasi hareketten ziyade CHP’ye dönüş için bir geçiş istasyonu olarak tasarlandığını iddia edildi.
Yargıdan gelecek kararların eski yönetimin önünü açması durumunda, Özgür Özel’e sadık kadroların vakit kaybetmeden CHP yönetimine sızdırılması hedefleniyor. Bu planın merkezinde ise Selin Sayek Böke yer alıyor. Böke’nin kilit bir rol üstleneceği bu formülde, Gül Çiftçi ve Aylin Nazlıaka gibi etkin isimlerin de yönetim kademelerine taşınarak partinin dolaylı yoldan kontrol edilmesi amaçlanıyor.
Mahkemenin CHP yönetimine bir çağrı heyeti ataması ihtimaline karşı da hazırlıklar tamamlanmış durumda. Böyle bir kararın çıkması halinde, yasal olarak 45 gün içinde yapılması gereken olağanüstü kurultay için hemen düğmeye basılacak. Özel’e sadık delegelerin hızlıca organize edilmesiyle Selin Sayek Böke genel başkan adayı olarak öne sürülecek ve böylece Özel, ayrıldığı partinin idaresini Böke eliyle yeniden kendi tekeline alacak.
Eğer hukuki süreçlerden kurultay kapısını açacak bir sonuç çıkmazsa, bu kez doğrudan CHP içerisindeki milletvekilleri ve teşkilat yöneticileri hedef alınacak. CHP bünyesinde siyaset yapan isimlerin yeni partiye transfer edilmesiyle, Meclis’teki grup gücü ve teşkilat yapısı büyütülecek. Bir başka ifadeyle, CHP’ye doğrudan geri dönülemiyorsa, CHP parça parça yeni partiye taşınarak eritilecek.
Masadaki en radikal ve çarpıcı formül ise tam anlamıyla bir birleşme operasyonunu içeriyor. Mahkemenin mutlak butlan kararını kaldırması durumunda, Böke ve Özel’e yakın kurmaylar yeni partinin feshini isteyerek tüm yapıyı yeniden CHP çatısı altında bir araya getirecek. Özgür Özel ve ekibinin CHP’ye resmen geri dönüşünün ardından düzenlenecek büyük kurultayla parti tepeden tırnağa yeniden dizayn edilecek.
Kulislere sızan tüm bu ayrıntılar, Özgür Özel’in CHP ile olan bağlarını ve hesaplarını hiçbir zaman tamamen koparmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Ortaya çıkan dört farklı senaryonun tamamı tek bir ortak amaca hizmet ediyor: CHP’yi ya içeriden yönetmek, ya kadrolarını transfer etmek ya da doğrudan geri dönerek partiyi yeniden ele geçirmek. Bu durum, yeni kurulan partinin kalıcı bir siyasi hareket olmaktan ziyade, CHP’ye dönüş yolunda geçici bir bekleme salonu olarak kullanıldığını gösteriyor.