05.10.2026 • Monday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Dünya

Türkiye ve Pakistan ne yapacak? Tümgeneral Fayiz ed-Duveyri'den 'Yemen bataklığı' uyarısı

TRT Arabi'ye konuşan Tümgeneral Fayiz ed-Duveyri, Yemen'de Taiz'in düşmesi halinde ülke nüfusunun yüzde 75'ini barındıran hattın kaybedileceğini belirterek, çözümün askeri değil si

TRT Arabi'ye konuşan Tümgeneral Fayiz ed-Duveyri, Yemen'de Taiz'in düşmesi halinde ülke nüfusunun yüzde 75'ini barındıran hattın kaybedileceğini belirterek, çözümün askeri değil siyasi olması gerektiğini ifade etti.

Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu'nun Yemen hükümetine yönelik operasyonel desteği sürerken, ağustos ayında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma İttifakı Anlaşması bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Ürdünlü askeri strateji uzmanı Tümgeneral Fayiz ed-Duveyri, TRT Arabi ekranlarında katıldığı programda sahadaki son durumu ve olası senaryoları değerlendirdi.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin açıklamalarının sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini savunan ed-Duveyri, "Bu, siyasi bir konuşma. Moralleri yükseltmeyi, siyasi mesajlar vermeyi ve uluslararası yardım talep etmeyi amaçlıyor. Kendisi Yemen'in tamamının kurtarılmasından söz ediyor. Oysa sahada yaşananlar, Sayın Reşad el-Alimi'nin söylediklerinin tam tersi." dedi.

Taiz-Aden yolunun et-Turba bölgesinde kesildiğine dikkat çeken ed-Duveyri, bu durumun Taiz'in güney çevresinde faaliyet gösteren güçleri besleyen ana damarlardan birinin kopması anlamına geldiğini aktardı.

"TAİZ DÜŞERSE NÜFUSUN YÜZDE 75'İ RİSKE GİRER"

Taiz'in mevcut çatışmaların kilit taşı ve stratejik ağırlık merkezi konumunda olduğunu belirten ed-Duveyri, "Eğer Taiz tamamen kuşatılır ve Taiz düşerse, Maran'dan Saada'ya, oradan Amran'a, Sana'ya, Zimar'a, İrem'e, İbb'e ve Taiz'e uzanan hayati bölgeden ya da bloktan söz ediyoruz. Yemen nüfusunun yüzde 75'i bu bölgede yaşıyor." diye konuştu.

Hükümet güçlerinin dayandığı hava kuvvetlerinin kara birliklerine doğrudan destek sağladığını ancak savaşı tek başına sonuçlandıramayacağını vurgulayan ed-Duveyri, Husilerin temel silahlarının dört çeker araçlar ve orta çaplı silahlardan oluştuğunu, bunun da onlara zorlu coğrafyada yüksek hareket kabiliyeti kazandırdığını dile getirdi.

"MERKEZİ KOMUTA EKSİKLİĞİ 6 BİN KİLOMETREKAREYİ KAYBETTİRDİ"

Hükümet güçlerinin zafer elde edebilmesi için güçlerin birleştirilmesi gerektiğinin altını çizen ed-Duveyri, sahada ulusal güçler, Ali Salih güçleri, Amalika güçleri ve kabileler olmak üzere dört farklı unsur bulunduğunu hatırlattı.

Kabilelerin takviye gücü niteliğinde olduğunu ve geriye üç temel askeri bileşen kaldığını anlatan ed-Duveyri, şunları kaydetti:

"Bu bileşenlerin merkezi bir komuta yapısı yok. Planlama yapan, kontrol eden, yönlendiren ve planlar hazırlayan bir komuta-kontrol sistemi bulunmuyor. Geri çekilme yaşandığında ve dört gün içinde 6 bin kilometrekare kaybedildiğinde neden böyle oldu? Merkeziyetin ve komutanın bulunmaması nedeniyle. Dolayısıyla toprakların yeniden ele geçirilmesinden söz etmeden önce mevcut askeri gücü yeniden inşa etmesi gerekiyor."

"TÜRKİYE VE PAKİSTAN DOĞRUDAN ÇATIŞMALARA KATILMAZ"

Suudi Arabistan'ın 2015'ten bu yana Yemen'deki açmaza müdahil olduğunu ve şu anda hava desteği, silah ve danışmanlık sağladığını ifade eden ed-Duveyri, Husilerin açıklamalarına göre sadece bir gün içinde Saada, Sana, Cevf, Marib ve Taiz gibi bölgelerde 106 hava saldırısı düzenlendiğini aktardı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'nın sahadaki yansımalarına değinen ed-Duveyri, "Türkiye ve Pakistan'ın doğrudan çatışmalara katılacağını düşünmüyorum. Yardım sağlayabilirler, danışmanlık yapabilirler, silah tedariki konusunda destek verebilirler, insansız hava araçları ve benzeri alanlarda yardım sunabilirler." değerlendirmesinde bulundu.

"SON 800 YIL İÇERİSİNDE HİÇBİR GÜÇ BAŞARAMADI"

Suudi Arabistan'ın Yemen'de olası bir kara harekâtına girişme ihtimaline karşı tarihi uyarılarda bulunan ed-Duveyri, "Yemen'in dağları yüksek, vadileri derin, kumları çok derindir. Suudi Arabistan'ın Yemen'de kara harekâtına müdahil olmamasını diliyorum. Çünkü tarihe iyi bakması gerekiyor. Son 800 yıl içerisinde Yemen'deki Husilerin bugün kontrol ettiği hayati bölgeyi kontrol altına almayı başaran hiçbir güç olmadı." dedi.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.