Bir üyeye yapılan saldırıyı tümüne yapılmış sayan Mekke İttifakı hayata geçirildi. Katar merkezli El-Cezire televizyonunda konuşan Prof. Dr. Cengiz Tomar, anlaşmanın dünyaya rasyonel bir Orta Doğu mesajı verdiğini, Mısır ve Lübnan'ın olası katılımının İsrail üzerinde büyük baskı oluşturacağını ifade etti.
Kolektif caydırıcılığı esas alan mutabakatın bölgesel istikrara katkı sağlayacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Anlaşma tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Anlaşma hiçbir ülkeyi hedef almamaktadır." demişti.
Tarihi Mekke İttifakı anlaşmasının yankıları sürerken, Tarihçi Yazar Prof. Dr. Cengiz Tomar, El-Cezire'de katıldığı yayında Mekke İttifakı'na ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bölgedeki enerji hatları ve jeopolitik düğüm noktalarına dikkat çeken Prof. Dr. Tomar, "Lübnan'a gelince ve ayrıca Suriye'de istikrar sağlandıktan sonra, çünkü Suriye'de istikrar yoksa Lübnan'da da istikrar olmaz. Belki bir süre sonra bölgedeki diğer bazı ülkeler bu anlaşmaya katılabilir." diye konuştu.
"İSRAİL ÜZERİNDE BÜYÜK BİR BASKI OLUŞTURACAKTIR"
Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye arasındaki yeni boru hatları ile Babülmendep ve Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar nedeniyle birçok projenin mevcut olduğunu belirterek, "Bu noktada Lübnan'ın istikrarı çok önemli ve belki daha sonra Lübnan bu anlaşmada yer alır. Yani bölgenin içinden Mısır ve diğer Körfez ülkeleri gibi bazı adımlar bekliyorum ve ayrıca Lübnan gibi ülkeler de müdahil olup bu anlaşmaya katılırsa, bu İsrail üzerinde büyük bir baskı oluşturacaktır." ifadelerini kullandı.
El-Cezire sunucusunun, Mısır'ın muhtemel katılımı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyaya verdiği mesaja ilişkin sorusunu yanıtlayan Tomar, Mısır'ın 100 milyondan fazla nüfusuyla Arap dünyasında büyük bir güç olduğunu vurguladı.
Mısır'ın ittifaka dahil olmasının demografik etkiyi artıracağını belirten Tomar, "Eğer Mısır bu anlaşmaya katılırsa, anlaşma nüfus yoğunluğu açısından da oldukça genişler ve belki bazı Körfez ülkeleri de katılır." dedi.
Bölge ülkelerinin artık mezhepler veya milliyetler üzerinden değil, akılcılık ve ortak çıkarlar doğrultusunda hareket ettiğini anlatan Tomar, şunları kaydetti:
"Bu dünyaya bir mesajdır; Orta Doğu artık eski Orta Doğu değil. Yani 10 ya da 20 yıl öncesine göre değişti. Artık ülkeler, mezhepler, milliyetler veya diğer unsurlar olmaksızın, ilk kez akılcılık ve ortak çıkarlar doğrultusunda düşünebiliyorlar. Yani artık bölgede sorunlar eskide kaldı, bölgede yeni bir akılcılık var, bölge ülkeleri ve hükümetleri istikrar için birlik olup işbirliği yapıyor ve bu bence dünya ve diğer ülkeler için büyük bir mesajdır."