14.09.2026 • Monday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Ekonomi

Petrol için kırmızı alarm çaldı: En büyük sıkıntı motorinde

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu, enerji piyasalarında yaşanan sıkışıklığın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre ABD ile İran arasındaki müzak

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu, enerji piyasalarında yaşanan sıkışıklığın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre ABD ile İran arasındaki müzakerelerde çıkmazın sürmesi, petrol akışlarının normalleşmesini 2027’ye kadar geciktirebilir. Buna Orta Doğu’daki üretim kayıpları ve hızla yükselen akaryakıt fiyatları da eklenince, küresel petrol tüketimi ciddi baskı altında kalıyor.

IEA, küresel petrol talebinin 2026’da günlük 2,5 milyon varil azalacağını tahmin ediyor. Üstelik bu tahmin geçen aya göre günlük 940 bin varil aşağı çekildi. Ajans, 2027’de ise talebin günlük 2,6 milyon varil artmasını ve bu yıl yaşanacak kaybın büyük ölçüde telafi edilmesini bekliyor.

Petrol üretiminde yaşanan gerileme ağustos ayında daha da belirgin hale geldi. Küresel petrol üretimi bir önceki aya göre günlük 1,6 milyon varil azalarak 100,1 milyon varile düştü.

Körfez bölgesinde günlük 10 milyon varilden fazla üretimin güvenlik riskleri nedeniyle devre dışı kalması, arz üzerindeki baskının en önemli nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. IEA’nın tahminine göre küresel petrol arzı 2026 genelinde günlük ortalama 100,7 milyon varile gerileyecek. Bu, geçen yıla kıyasla günlük 5,7 milyon varillik düşüş anlamına geliyor.

Körfez’deki üretimin tamamen toparlanmasının 2027’ye sarkabileceği belirtilirken, gelecek yıl küresel üretimin günlük yaklaşık 8 milyon varil artması bekleniyor.

Arz tarafında yaşanan kayıpların fiyatlara etkisi de sert oldu. Kuzey Denizi Dated Brent petrolünün ortalama fiyatı ağustosta varil başına 91 dolara yükseldi. 9 Eylül’de ise fiyat 113,48 dolara kadar çıktı.

IEA, rapor hazırlanırken Brent vadeli kontratlarının yaklaşık 105 dolardan işlem gördüğünü belirtti. Bu seviye, savaş öncesindeki fiyatların yüzde 45 üzerinde. Yani piyasadaki sıkışıklık artık yalnızca üretim rakamlarında değil, doğrudan fiyatlarda da kendisini güçlü biçimde gösteriyor.

Raporda dikkat çeken bir başka nokta ise ham petrolden çok rafine ürünlerde yaşanan fiyat baskısı. Küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan dizel ve motorin fiyatları, ABD’de eylül ayının başında varil başına 200 doların üzerine çıktı.

Bu rakam savaş öncesine göre yüzde 94’lük artış anlamına geliyor. Avrupa ve Asya piyasalarında da benzer bir tablo var. Ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki farkın giderek açılması, Atlantik havzasındaki rafineri marjlarını rekor seviyelere taşıdı.

Körfez ülkelerinin rafine ürün ve LPG ihracatı, şubat ayına göre yaklaşık yüzde 60, yani günlük 3,7 milyon varil azaldı. Körfez ülkeleri ile Rusya’nın toplam dizel ve motorin net ihracatı da ağustosta, şubat ayına kıyasla günlük 1,6 milyon varil daha düşük gerçekleşti.

Bugüne kadar arz kesintilerinin etkisini bir ölçüde petrol stokları hafifletti. Ancak o tampon da giderek küçülüyor. IEA verilerine göre küresel gözlemlenen petrol stokları yalnızca ağustos ayında 95 milyon varil azaldı.

Savaşın başlangıcından bu yana toplam stok kaybı ise 507 milyon varile ulaştı. Bu miktar, günlük ortalama 2,8 milyon varillik stok çekişine karşılık geliyor. Sadece ağustos ayında ise stoklardaki gerileme günlük ortalama 3,1 milyon varil oldu. Başka bir ifadeyle, piyasayı ayakta tutan stoklar hızla eriyor.

IEA’ya göre 2026’da küresel petrol talebinde beklenen günlük 2,5 milyon varillik düşüş, son 60 yıldaki en büyük petrol talebi şoklarıyla karşılaştırılabilecek büyüklükte.

Ancak mevcut krizin geçmiş dönemlerden önemli bir farkı var. Talepteki düşüş yalnızca ekonomik aktivitedeki yavaşlamadan kaynaklanmıyor. Arz kısıtları, petrol ve rafine ürün akışlarında yaşanan kesintiler ve yüksek yakıt fiyatları da tüketimi doğrudan aşağı çekiyor. İşte piyasadaki tabloyu daha kırılgan hale getiren nokta da tam olarak bu.

IEA, petrol stoklarının giderek azalması ve küresel rafinaj sisteminin kapasite sınırlarına yaklaşması nedeniyle piyasanın daha hassas hale geldiğini vurguladı.

Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı’nın rafineriler ve ürün akışları üzerindeki etkisi de baskıyı artırıyor. Ajansa göre petrol akışlarının yeniden normalleşebilmesi için jeopolitik gerilimlerin azalması kritik önem taşıyor. IEA, mevcut koşulların devam etmesi halinde küresel petrol piyasasında daha fazla sıkılaşma yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.