ABD’deki Tulane Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanları, gece saatlerinde maruz kalınan ışığın kalbin yapısıyla bağlantısını araştırdı. Çalışmaya 11 binden fazla İngiltere vatandaşı dahil edildi. Katılımcılar, uyku sırasında çevrelerindeki ışık seviyesinin ölçülebilmesi amacıyla bir hafta boyunca bileklerinde ışık sensörü taşıdı.
9 yıldır beklenen araba satışa çıkıyor! Dev marka düğmeye bastı
Araştırmacılar, yaklaşık üç yıl sonra katılımcıların kalplerini MR yöntemiyle görüntüledi. Elde edilen sonuçlar, geceleri daha fazla ışığa maruz kalan bireylerin kalp yapılarıyla daha karanlık bir ortamda uyuyan kişilerin kalp görüntülerinin karşılaştırılmasıyla değerlendirildi.
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, gece boyunca daha yüksek düzeyde ışığa maruz kalan kişilerde sol karıncık duvarının daha kalın olmasıydı. Kanın kalpten vücuda pompalanmasında kritik görev üstlenen sol karıncıktaki bu kalınlaşmanın, zaman içerisinde kalbin kanı doldurması için kullanılabilen alanı azaltabileceği değerlendirildi.
Araştırmada bunun yanı sıra kalp kasının esnekliğinde erken dönemde ortaya çıkan bazı değişiklikler de belirlendi. Kalbin sağ karıncığı ile sol kulakçığında da yapısal farklılıklara rastlandı.
Çalışmayı yöneten Profesör Lu Qi, elde edilen bulguların kalbin yapısı ve işlevinin zaman içerisinde değişebileceğine işaret eden önemli çalışmalardan biri olduğunu söyledi.
1 milyon TL'ye otomobil geliyor! Yakında Türkiye'de görmeye hazır olun
Araştırma ekibi, gözlemlenen değişikliklerin organizmanın uzun süreli stres veya kalp üzerindeki artan yük karşısında geliştirdiği bir uyum mekanizmasıyla ilişkili olabileceğini düşünüyor.
Profesör Qi’ye göre kalpte meydana gelen bu tür yeniden yapılanmalar başlangıçta vücudun stres koşullarına adapte olmasına yardımcı olabilir. Ancak sürecin uzun vadede kalp kasını zayıflatması ve kalp yetmezliği riskine katkıda bulunması ihtimali bulunuyor.