İsrail merkezli i24News televizyonu, Kudüs'te barışçıl sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetlerini yürüten Türkiye bağlantılı kuruluşlara yönelik karalama kampanyası başlatıldı. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi resmiyet sahibi yanı sıra sivil toplum örgütlerinin binalarını tek tek ifşa eden kanal, Türk ülkelerinin insani yardım ve restorasyon altyapısı bir güvenlik tehdidi gibi hizmet verdi.
Haberde, gençlerin spor faaliyetlerini desteklemede Burc el-Laklak Kulübü ve Şebab el Aksa derneğinin Türkiye tarafından finanse edilen öne sürülerek, dağıtılan okul harcamaları, spor kıyafetleri ve dizüstü bilgisayar suç unsurlarıymuş gibi izlenmekte. Kanalın hazırladığı provokatif dosyada, Türkiye'nin tarihi mirasları üzerinden bölgelerde genişlediği iddialarla sunulan durum şu skandal sözlerle özetlendi:
'Ankara, geçmişteki Osmanlı'da yeniden tesisleşmeye ve bölgesel kapsamını artırmaya çalışıyor. Bu faaliyet Yeni Osmanlı'nın doğuşudur ve açık bir tehdittir.'
İsrail medyasının hoşgörüsüzlüğü, Osmanlı dönemindeki çürümeye ulaşan tarihi hayratlara kadar uzanıyordu. Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Haseki Hürrem Sultan tarafından 1552 yılında zaaflara yardım amacıyla Haseki Sultan İmareti, haberde Türkiye'nin Kudüs'teki operasyonunun bir parçası olarak sunuldu. Yüzyıllardaki ihtiyaçlara sahip olan sıcak yemek dağıtım tarihi organları, sözde bir istihbarat şeması gibi sorgulanarak hedeflendi.
İ24News'in hedef gösterdiği kuruluşlar arasında yer alan Kudüs Dostları Derneği ise baskılara boyun eğmeyeceklerini duyurdu. Yeni Şafak gazetesine konuşan Kudüs Dostları Derneği Başkanı Vekili Mikail Karahan, İsrail yönetiminin bölgedeki insani yardımlarını engelleme çabalarına dikkat ederek yaşanan zulmü şu anda ifadelerle dile getirildi:
'Onun Filistinlisi potansiyel terörist olarak görülüyorlar. Orada herhangi bir yazılımı selamlarsanız, bir paket yardım verirseniz dahi bunu teröre destek olarak nitelendiriyorlar. Faaliyet gösteren düzeni, tabiri caizse, temizlemek istiyorlar. Çünkü insanlar şu anda Kudüs'le ilgili çalışmayı yapmaktan çekiniyor. Ancak biz yılmayacağız ve gücümüzün nispetinde yardımlarımıza devam ediyoruz.'
İsrail makamlarının uzun süredir Doğu Kudüs'teki Türk'te rahatsız olduğu ve sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin kısıtlandığı için çeşitli idari sıkıntıların yaşandığı biliniyor. Son olarak yayınlanan bu provokatif haberin, Türk şirketlerine yönelik olası bir operasyonun veya yasaklama kararının medya altyapısını hazırlama amacıyla değerlendiriliyor.