Karadeniz’de Ağustos ayında başlayan fındık hasadı ve ardından gelen kurutma süreci tamamlandı. Yörede son yıllarda sayıları hızla artan kırma ve kavurma tesisleri, ürününü katma değerli hale getirmek isteyen üreticilerin akınına uğruyor.
Fındığını ucuza elden çıkarmak istemeyen üreticiler ile memleketlerine gelen gurbetçiler, topladıkları ürünleri tesislere getiriyor. Belli bir ücret karşılığında kırılan, kavrulan ve vakumlanan fındıklar; iç fındık, fındık ezmesi ve hediyelik paketler halinde teslim alınıyor.
Trabzon Ortahisar’da fındık işleme tesisi işleten Mustafa Dereköylü, vatandaşların bilinçlendiğini belirtti. Dereköylü, fındığını ham olarak satmak yerine yarım ya da bir kiloluk paketlerde veya ezme yaptırarak iç piyasada satan üreticinin, randımana göre yüzde 40 ile yüzde 200 arasında değişen oranlarda kâr sağladığını söyledi.
Bu yıl mevsimin yağışlı geçmesi nedeniyle hasadın 10-15 gün geciktiğini belirten işletmeciler, buna karşın ürün kalitesinin ve randımanın yüksek olduğunu ifade ediyor. Yağışı bol ve serin tutan yüksek kesimlerdeki fındıkların kalite açısından ilk sırada yer aldığı vurgulanıyor.
Eski yıllarda yaygın olan üreticinin fındığını tüccara emanete bırakma alışkanlığının yarı yarıya azaldığı kaydedildi. Üreticinin kendi ürününü işleyip satmayı öğrendiğini belirten sektör temsilcileri, emanetçilik sisteminin birkaç yıl içinde tamamen biteceğini öngörüyor.
Ticari amaçla tesislere getirilen fındık miktarının geçen yıla göre büyük artış gösterdiği bildirildi. Üreticilerin kendi markalarıyla ya da butik yöntemlerle hazırlattığı vakumlu iç fındık ve fındık ezmeleri, hem gurbetçiler hem de iç piyasadaki tüketiciler tarafından büyük ilgi görüyor.
Türk fındığının dünyada bir numara olduğunu belirten işletmeciler; ABD, İspanya, İtalya, Şili ve Gürcistan gibi ülkelerde de üretim yapılmasına rağmen, özellikle Trabzon-Ordu hattında yetişen fındığın lezzet, kalite ve aromasının dünyanın hiçbir yerinde yakalanamadığını vurguluyor.