Yunan Naftemporiki televizyonunda yayınlanan Rush Hour programına katılan Emekli Yunan Büyükelçi Giorgos Aifantis, Türkiye'nin F-35 programı, yerli savaş uçağı KAAN ve Mavi Vatan doktrini hakkında çarpıcı itiraflarda bulundu.
Dün ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının satılmasına karşı olduğuna dair gelen soruya, "Türkiye harika bir müttefik olmuştur. Kimse bana ne satmamız ya da satmamamız gerektiğini söyleyemez" demişti.
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması durumunda Türkiye'nin ABD'den sadece F-35 savaş uçaklarını değil, aynı zamanda satış onayının verilmesi halinde 80 adet F110 motoru da alacak. Bu gelişmeyle, yerli 5'inci nesil savaş uçağı KAAN'ın seri üretim aşamasına geçmesi için kritik eşik aşılmış olacak.
Yunan televizyonunda süreci değerlendiren Emekli Büyükelçi Giorgos Aifantis, Yunan analistlerin Türkiye'nin NATO Zirvesi'nden eli boş döneceği yönündeki iddialarının çöktüğünü belirtti. F-35 savaş uçaklarının sıradan bir teçhizat olmadığını anlatan Aifantis, "F-35 bir fetiştir. Uçan bir bilgisayardır, General Dynamics'in sabit diskidir. ABD'nin kontrolü dışında kimsenin bu uçağa sahip olma ihtimali yoktur." diye konuştu.
Türkiye'nin bu uçakları kendi stratejik hedefleri doğrultusunda kullanacağını vurgulayan Aifantis, "İnanıyorum ki Türkiye tersine mühendislik yapacak. F-35'i, stealth özelliklerini kopyalamak, kendi uçağı KAAN'ı geliştirmek için istiyor. Tıpkı İsraillilerin yaptığı gibi, Amerikalıların kontrolünden çıkmak için uçağa kendi elektronik sistemlerini yerleştirecekler." ifadelerini kullandı.
Komşuyu paniğe sürükleyen gelişme! Türkiye'den KAAN ve İHA almak istiyorlar
KAAN'ın motorunda engel kalktı! Türkiye'den açıklama! F-35'te son durum!
Trump'ın İsrail lobisiyle ilişkilerini riske atmadan Türkiye'ye F-35 satışı yapabileceğine dikkat çeken Aifantis, Arapların da bu uçakları aldığını hatırlattı. İsrail'e uçağın eski versiyonlarının, Türkiye'ye ise sorunları çözülmüş yeni versiyonlarının verilebileceğini belirten Aifantis, "Trump'ın hedefi Türkiye'yi bölgede ikinci bir güç kutbu haline getirmek. Tıpkı eskiden İran Şahı'nın olduğu gibi. Bu bizim için Türkiye'nin sınıf atlaması ve ABD ile Avrupa'nın taleplerine karşı olumlu bir ön yargıya sahip olması anlamına geliyor." dedi.
Yunanistan'ın Türkiye karşısındaki dış politikasını sert sözlerle eleştiren Aifantis, Atina yönetiminin tavrını miyop ve teslimiyetçi olarak tanımladı. Atina Bildirgesi'ni imzalayarak Yunanistan'ın hiçbir şey yapmamayı taahhüt ettiğini savunan Aifantis, "Biz hiçbir şey yapmamaya söz verdik. Şimdi Çoban Adası ile Girit arasına kablo döşemeye kalktığımızda Türkiye'yi şikayet ediyoruz çünkü onlardan izin istemedik ve onlar da savaş gemilerini gönderdiler. Türkiye hiçbir yükümlülük altına girmedi ve hiçbir şeye uymadı." diye konuştu.
Yunanistan'ın varoluşsal bir tehdit altında olduğunu anlatan Aifantis, "Eski Başbakanlar Antonis Samaras ve Kostas Karamanlis dışında bu teslimiyetçi politikaya karşı çıkan yok. Yeni Demokrasi, PASOK ve SYRIZA bu dış politikada tamamen hemfikir. Yunanistan, hayırsever olmayan, yüksek kapıda vergi ödeyen bir devlet olarak hayatta kalma mücadelesi veriyor." dedi.