13.09.2026 • Sunday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Ekonomi

Faiz indirim beklentisi güçlendi! Ekonomistler tek tek açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), gecelik borç verme faizini yüzde 40,00, gecelik borçlanma faizini yüzde 35,50 seviyesinde koruyarak faiz koridorunda değişikliğe gitmedi. Böylece politika fai

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), gecelik borç verme faizini yüzde 40,00, gecelik borçlanma faizini yüzde 35,50 seviyesinde koruyarak faiz koridorunda değişikliğe gitmedi. Böylece politika faizi üst üste beşinci toplantıda da yüzde 37 seviyesinde kaldı.

Matriks Haber'in hazırladığı rapora göre, faiz indirimi beklentileri ağırlıklı olarak ekim ve aralık toplantılarında yoğunlaştı. Enerji fiyatları ve jeopolitik riskler, zamanlama açısından temel risk olarak gösterildi. Açık tahminlerde yıl sonu politika faizi beklentileri yüzde 35-36, TÜFE beklentileri ise yüzde 28-30 bandında yer aldı.

Raporların büyük bölümünde, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret etmesi karar metnindeki en önemli mesajlardan biri olarak değerlendirildi.

Kurumların çoğunluğu, iç talepteki zayıf seyrin devam etmesinin dezenflasyon sürecini desteklediği görüşünde birleşti. Sanayi üretiminin üçüncü çeyreğe zayıf başlaması, kapasite kullanım oranı ve PMI gibi öncü göstergelerin de iç talep öncülüğünde imalat faaliyetinde zayıf görünüme işaret etmesi bu görüşü destekleyen unsurlar arasında gösterildi.

Buna karşılık TCMB'nin ileriye dönük yönlendirmesini değiştirmemesi ve enflasyonda kalıcı bozulma halinde sıkılaştırma mesajını koruması, faiz indirimlerinde veri odaklı ve ihtiyatlı yaklaşımın süreceğine işaret etti.

Yeni raporlarda da yurt içi koşulların daha düşük faizleri desteklemeye başladığı, ancak dış koşulların henüz yeterli güvence sağlamadığı değerlendirmesi öne çıktı. Bazı kurumlar karar metnindeki değişiklikleri, dezenflasyon sürecine ilişkin güvenin arttığı ve bir sonraki toplantıda faiz indirimi seçeneğinin masada olduğu şeklinde yorumladı.

Bununla birlikte hizmet enflasyonundaki katılık ve Orta Vadeli Program'da 2027 enflasyon tahmininin yukarı revize edilmesinin beklentiler üzerindeki olası etkileri, faiz indirimleri açısından izlenmesi gereken diğer unsurlar arasında gösterildi.

Kurum raporlarında enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler, faiz patikasının önündeki en önemli kısa vadeli risk olarak öne çıktı.

Enerji fiyatlarındaki mevcut yüksek seviyelerin enflasyon tahminlerine yaklaşık 1-2 puanlık yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtildi.

Enflasyonun ana eğilimindeki gerilemenin faiz indirimleri için alan yarattığı, ancak enerji maliyetlerinin yüksek kalmasının indirimlerin zamanlamasını ve büyüklüğünü sınırlayabileceği değerlendirildi. Daha ihtiyatlı görüşlerde ise koşulların bozulması halinde yıl sonuna kadar faiz indirimi yapılmaması ihtimali de dile getirildi.

Yeni değerlendirmelerde, petrol fiyatlarının ekim toplantısına yaklaşılırken belirgin şekilde gerilemesinin faiz indirimi olasılığını artırabileceği, buna karşılık yüksek enerji fiyatlarının kalıcı hale gelmesinin indirimleri geciktirebileceği vurgulandı.

Brent petrolün 100 doların üzerinde kalmasının TCMB'nin varsayımlarının üzerinde enflasyonist baskı yaratabileceği ve enerji maliyetleri yüksek seyrederken erken bir faiz indiriminin maliyetlerin fiyatlara geçişini güçlendirebileceği değerlendirildi.

Bazı kurumlar, eylül enflasyonunda belirgin bir yukarı yönlü sürpriz görülmemesi ve petrol fiyatları ile rafineri marjlarında yeni bir artış yaşanmaması halinde ekim ayında 100 baz puanlık indirim için alan oluşabileceğini değerlendirdi.

TCMB'nin ağustos sonunda bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasıyla daha önce yüzde 40 seviyesinde oluşan efektif fonlama maliyeti politika faizi olan yüzde 37 seviyesine geriledi.

Kurumların önemli bölümü bu adımı 300 baz puanlık fonlama normalleşmesi olarak değerlendirirken, eylül toplantısında faizlerin sabit bırakılmasında bu gevşemenin finansal koşullar üzerindeki etkilerinin izlenmek istenmesinin de rol oynadığı görüşünü paylaştı.

Raporlarda, söz konusu adımın ardından TCMB'nin yeni bir faiz indirimi için acele etmemesinin ihtiyatlı bir yaklaşım olduğu değerlendirilirken, normalleşme sürecinin bir sonraki aşamasının koşulların elvermesi halinde politika faizinde ölçülü indirimler olması bekleniyor.

22 Ekim toplantısında faiz indirimi için alan oluşabileceğini değerlendiren kurumlar bulunurken, ağırlıklı olarak ekim ve aralık aylarında ölçülü indirimler üzerinde yoğunlaşma olduğu görüldü.

Açık tahmin paylaşan kurumlarda yıl sonu politika faizi beklentileri yüzde 35-36 bandında yer alırken, ağırlık merkezi yüzde 35 seviyesinde oluştu. Bazı kurumların baz senaryosu yılın kalan iki toplantısında 100'er baz puanlık iki faiz indirimi yapılması yönünde şekillendi.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.