Azerbaycan genelindeki devlet okullarında son haftalarda kılık-kıyafet yönetmeliği gerekçe gösterilerek başörtüsü kısıtlamasının yeniden katı bir şekilde uygulanmaya başlanması, kamuoyunda ciddi bir tartışma başlatmıştı.
Birçok okulda başörtülü öğrenciler kapıdan çevrilerek evlerine gönderilmişti. Yaşanan son gelişmelerin ardından, çok sayıda sivil toplum kuruluşu, hukukçu ve vatandaş harekete geçti. Özellikle Karabağ zaferinde uzuvlarını kaybeden gazi ve şehit ailelerinin bu muameleye maruz kalmasının vicdanları yaraladığını belirten kamuoyu, Bakü yönetiminden anayasa ile güvence altına alınan eğitim hakkı ve inanç özgürlüğünün önündeki keyfi engellemelerin derhal kaldırılmasını talep ediyor.
Azerbaycanlı gazeteci Nigar Ögeday, sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı bir video ile Azerbaycan okullarında uygulanan başörtüsü yasağına sert tepki gösterdi. Ülkenin sanat ve medya dünyasının ardından eğitim sisteminin de hedef alındığını belirten Ögeday, "Kızlarımızın ve öğretmenlerimizin başörtüsünü bahane ederek, siyonizmin emriyle Azerbaycan'ın geleceğini yok ediyorlar." dedi.
44 günlük Karabağ Savaşı'nda kolunu kaybeden bir gazinin, başörtülü kızının okula alınmamasına yönelik isyanına yer veren Ögeday, yetkililerin yanlış kararlar aldığını vurguladı. Din ve inancın bir seçim, eğitimin ise ülkenin geleceği olduğuna dikkat çeken Ögeday, "İnsanların seçimine müdahale edemezsiniz ama onların eğitim alması için her bir devletin borcudur ki arkalarında dursun." diye konuştu.
Eğitim Bakanı'nı ve yasağı uygulayan bürokratları sert bir dille eleştiren Ögeday, Karabağ'da savaşan gazilerin ve şehitlerin çocuklarına yapılan muamelenin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Gazinin feryadına sessiz kalınmaması gerektiğini anlatan Ögeday açıklamalarda bulunarak, "O oğlan savaşmaya giderken, o toprakları azat ederken evladı o toprağın üstünde rahat yaşasın diye azat etti. Siz bugün Ermenilerin kısasını mı alıyorsunuz bunlardan? Siz siyonizmin ne zamana kadar kölesi olacaksınız?" ifadelerini kullandı.
Videoda ayrıca 9 yaşındaki şehit kızı Kerbelayi Hatice'nin başörtüsü nedeniyle yaşadığı mağduriyeti de paylaşan Ögeday, bir şehit çocuğuna bu sözleri söyleten sistemin utanç verici olduğunu kaydetti.
Başörtülü öğrencilerin başlarını zorla açtırmaya çalışan okul müdürlerine tepki gösteren Ögeday, "Bugün sizin işinden ettiğiniz, saçını aç gel, tellerini görmek istediğiniz, ağzınızın suyunu akıtarak bakmak istediğiniz bu bir sapık zihniyettir." dedi.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 15 Nisan'da İslamofobi üzerine yaptığı konuşmayı hatırlatan Ögeday, "Cenap Prezident, dünyaya bakmaya gerek yok. Sağına soluna baksan o memurların ne kadar İslam düşmanı olduğunu göreceksin." diye konuştu.
Eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in dini değerlere sahip çıkılması gerektiğine dair sözlerini de hatırlatan Ögeday, mevcut bürokratların devlete ve kurucu liderin mirasına ihanet ettiğini savundu.
Başörtüsü yasağının arkasında karanlık bir plan olduğunu belirterek, "İçeride bir el Azerbaycan'da çevriliş hazırlıyor. Ve bu çevrilişi Avrupa'da eğitim almış, siyonizmin paralarıyla bugün Azerbaycan'da yüksek makamlara ucalmış kesimler yapıyor." ifadelerini kullandı.
Gözyaşları içinde okuldan ayrılmak zorunda kalan başörtülü bir öğretmen ve öğrencilerin görüntülerini de paylaşan Ögeday, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Mihriban Aliyeva'ya çağrıda bulundu. Bu zulmün durdurulması gerektiğini vurgulayan Ögeday, "Bir insanı eğitimden uzaklaştırmak, onun geleceğini yok etmek, İsrail'in bombalarıyla öldürülen çocuğa beraberdir ve ondan daha beterdir. Durdurun bu eğitim katliamını." dedi.
Azerbaycan'da okula alınmayan Karabağ şehidinin kızı Kerbelayi Hatice'nin açıklaması yürekleri dağladı. Hatice, eğitimine devam etmek istediğini belirterek, “Hicab benim gururumdur, eğitimime asla mani değil” ifadelerini kullandı. Genç öğrencinin, başörtüsü nedeniyle okul kapısından geri çevrildiği öne sürüldü.
Azerbaycan'da öğretmenlik yapan Zehra Hasanova, okul yönetiminin kendisini çağırarak başörtüsüyle görev yapamayacağını bildirdiğini söyledi. Gözyaşları içinde yayımladığı videoda eğitim hayatında yaşadığı zorlukları anlatan Hasanova, annesinin kendisini okutabilmek için temizlikçilik yaptığını, 1990'lı yıllarda gaz lambası ışığında ders çalıştığını belirtti.
Hasanova, uygulamanın resmi bir karara dayanmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: "Resmi bir karar olmadığını biliyoruz ancak bu uygulama hayata geçiriliyor. Benim başka işim var, rızkımı kazanırım. Ancak başörtülü kız çocuklarının, şakirtlerin hakkını savunmak zorundayız. Onların eğitim hakkı elinden alınmamalı, gelecek umutları yarı yolda bırakılmamalıdır. Başörtüsüne özgürlük istiyorum. Kimseye zorla başörtüsü taktırılmasına da zorla başının açılmasına da karşıyım. Bu keyfi engelleme adalete sığmaz."
İkinci Karabağ Savaşı'nda kolunu kaybeden bir gazinin, protez kolunu göstererek yayınladığı video ise kamuoyunda en çok yankı uyandıran tepkilerden biri oldu.
Kızının başörtülü olduğu için okula alınmadığını ve ağladığını belirten gazi, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Eğitim Bakanlığı'na şu sözlerle seslendi: "Bu kolumu vatan uğrunda savaşlarda feda ettim. Vatan sağ olsun! Ama benim kızım başörtüsü taktığı için mektebe gidemeyecek. Bizim kanımız, çocuklarımızın gözü yaşlı kalsın diye dökülmedi! Hiçbir resmî emirde 'başörtüsü yasağı' yazmıyor. Bu zulme sessiz kalanlara da sesleniyorum; bu haksızlık kabul edilemez!"