Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli atılımları, Ege'nin karşı kıyısında büyük bir yankı uyandırdı. Mısır'da düzenlenen El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı'nda HAVELSAN ile Mısır devletine ait AID arasında imzalanan HAMZA-1 insansız hava aracı satış anlaşması, Yunanistan'da adeta şok etkisi yarattı. Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Ethnos, iki ülke arasındaki bu stratejik ortaklığı okuyucularına duyururken durumu şu çarpıcı ifadelerle özetledi:
"Ankara-Kahire hattındaki yakınlaşmada bir adım daha atıldı. Türk devlerinden HAVELSAN, Mısır devletine ait AID ile Hamza-1 insansız hava aracının satışı için altın imzayı attı."
Dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip olan, pist gerektirmeden topçu birlikleri için gözetleme ve hedef tespiti yapabilen HAMZA-1, Yunan medyasında sıradan bir ticari hamle olarak görülmüyor. Ethnos gazetesi, HAVELSAN'ın teknolojik birikimi ile Mısır'ın üretim kapasitesinin birleştiğine dikkat çekerek tehlikenin boyutunu şu sözlerle aktardı:
"Bu, iki ülke arasında otonom sistemler alanında daha geniş bir iş birliğinin parçasıdır. HAVELSAN'ın İHA'lar alanındaki bilgi birikimi Mısır'ın üretim kapasitesi ile buluşuyor. Yani bu durum bir satışın ötesidir."
Anlaşmanın zamanlaması ise Atina kulislerinde soğuk duş etkisi yarattı. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Kahire'ye yaptığı ziyaretin hemen ardından gelen bu imza, Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki diplomatik çabalarını boşa çıkardı. Gazete, Atina'nın Mısır'ı kendi yanına çekme çabalarının Türkiye'nin köklü stratejisi karşısında yetersiz kaldığını şu itirafla dile getirdi:
"Atina, Mısır'ı kaybetmemek için çaba gösterip Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır hattında bir görüşme gerçekleştirirken, Türkler adeta 'biz zaten buradaydık' dedi. Özellikle savunma sanayisi, Ankara-Kahire hattında yakınlaşmanın en hızlı ilerlediği alan olmaya devam ediyor."
Geçtiğimiz yıl imzalanan ve otonom İHA'ların Mısır'da ortak üretimini öngören anlaşmanın devamı niteliğindeki bu son gelişme, HAMZA-1 programında kritik bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. Ortak üretim aşamasından doğrudan ticari boyuta taşınan proje kapsamında, ilk teslimatların yakın gelecekte yapılması planlanıyor. Bu tarihi adım, Türkiye'nin otonom sistemler alanındaki üstün mühendislik birikimini uluslararası pazarlara taşıma stratejisinin en güçlü örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.