Son dakika...Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Suriye'yi "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarma kararını memnuniyetle karşıladı.
Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Suriye'yi "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarmasına ilişkin açıklama yapıldı.
Türkiye'nin bu adımı uzun süredir desteklediği vurgulanan açıklamada, ABD'nin bu kararıyla birlikte, Suriye'nin ekonomik açıdan toparlanmasının ve yeniden inşasının önündeki en büyük engellerden birinin aşıldığı kaydedildi.
Açıklamada, "ABD'nin Suriye'yi terörizme sponsor olan ülkeler listesinden çıkarma kararını memnuniyetle karşılıyoruz." ifadesi kullanıldı.
Bu kararın, Suriye'nin uluslararası toplumla bağlarının güçlendirilmesi ile ülkede güvenlik ve istikrarın kalıcı biçimde tesisine yönelik çabalara ivme kazandıracağına inanıldığı belirtilen açıklamada, "Bu dönemde uluslararası toplumun da çabalarını müreffeh bir Suriye hedefi doğrultusunda birleştirmesi ve bu vizyonu tehlikeye atan saldırgan eylemlerin sonlandırılması için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi çağrısında bulunuyoruz." ifadeleri yer aldı.
ABD Hazine Bakanlığı, dün Suriye'nin "teröre destek veren ülkeler" listesinden resmen çıkarıldığını bildirmişti. ABD, Suriye'yi 1979'da "teröre destek veren ülkeler" listesine almıştı.
ABD Hazine Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın Suriye politikasına uygun olarak bu ülkenin "teröre destek veren ülkeler" listesinden resmen çıkarıldığı belirtildi.
Açıklamada, Heyet Tahrir Şam'ın (HTŞ) "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt" (SDGT) statüsünden çıkarıldığı da duyuruldu.
Bu kapsamda ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi de (OFAC), HTŞ'yi Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar ve Engellenen Kişiler Listesi'nden çıkardı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da konuyla ilgili ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
Rubio, "Bugün, Suriye’nin 'teröre destek veren ülkeler' statüsünü resmen kaldırdım. Bu adım, Suriye’nin ekonomik açıdan canlanması ve ilerlemesi için yeni imkanlar yaratacaktır. Trump yönetimi, Orta Doğu’da barış, refah ve güvenliği sağlamak amacıyla ABD’nin ulusal güvenliğini güçlendirmeye devam etmektedir." ifadelerini kullandı.
ABD yönetimi, temmuzda Kongre'ye yaptığı bildirimde, Suriye'nin söz konusu listeden çıkarılması yönündeki niyetini beyan etmişti.
ABD, 1979'da Suriye'yi "teröre destek veren ülkeler" listesine eklemişti. Söz konusu listede, halen İran, Küba ve Kuzey Kore bulunuyor.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ABD'nin Suriye'yi "teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarmasını tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi.
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Suriye halkı için tebrik mesajı yayımladı.
"Teröre destek veren ülkeler" listesinden çıkarılmasını tarihi bir gelişme olarak nitelendiren Şeybani, bu sınıflandırmanın devrik rejimin politikaları ve uygulamalarıyla bağlantılı olarak 47 yıl sürdüğünü söyledi.
Açıklamada, "Bu, halkımızın asla bir tercihi olmadı ve Suriye'nin tarihiyle uyuşmaz" ifadesini kullanan Şeybani, söz konusu adımın, Suriyelilerin yarattığı dönüşümün bir meyvesi olduğunu vurguladı.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın direktifleriyle izolasyonun izlerini kaldırmak için çalışmaya devam edeceklerini belirten Şeybani, açıklamasında şunları söyledi:
"Şeffaflık, karşılıklı çıkarlar ve saygı üzerine kurulu bir ortamı hazırlayarak, Suriye ve bölgedeki kalkınma ve istikrarı güçlendireceğiz. ABD Başkanı Donald Trump'a, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya, ABD'nin Suriye Büyükelçisi Thomas Barrack'a, Amerikan yönetimine ve Kongre üyelerine ve bu tarihi adımı gerçekleştiren herkese içten teşekkür ve takdirlerimizi sunuyoruz."
ABD Hazine Bakanlığı, Suriye'nin "teröre destek veren ülkeler" listesinden bugün resmen çıkarıldığını bildirdi. ABD, Suriye’yi 1979’da "Teröre destek veren ülkeler" listesine almıştı.
Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Washington ile Şam arasında yeni döneme ilişkin temaslar hız kazandı. Suriye'nin listeden çıkarılması, ülkenin uzun yıllardır süren diplomatik ve ekonomik izolasyonunun azaltılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.