Dolar
    5,7339
Euro
    6,4401
Borsa
    90.346
Altın
    245,1190
Köşe Yazısı
Mehmet BARLAS
mbarlas@sabah.com.tr
Demokratikleşme ve sivilleşmeye "evet"     13.09.2010

yazdır Paylaş   Twitter da Paylas Paylas    MySpace de Paylas Paylas   

Yazı Boyutu:



Referandum sonucunu nasıl yorumlarsak yorumlayalım, yoğun kampanya süreci ertesinde bende oluşan en yoğunluklu duygu "Demokratik siyasete saygı"dır.

Bu kampanya sürecinde 70 milyon insan birbirinden farklı görüşleri seslendiren ve bizleri savlarına inandırmaya çalışan siyasetçileri, bazen televizyonlardan, bazen gazetelerden, bazen de miting meydanlarından izledik.

İşin büyüsü işte bu "İnandırmak" kavramında kilitleniyordu.

"Evet"i savunanlar seçmeni söylediklerine inandırdılar ki, çoğunluk "Evet" dedi dün.

Oyumuzu kullanmak için sandık başına gittiğimizde, elinde sopayla ya da silahla bekleyip "İlle de şu tercihi yapacaksın" diye bizi zorlayan bir güç yoktu.

Bazı Güneydoğu illerinde ise "Sandığa giderseniz fena olursunuz" diyen eli silahlılar vardı.

Dün hangi görüşü doğru bulduysak, hangi siyasi lider bizi söylediklerinin doğruluğuna inandırdıysa, tercihimizi de o yönde kullandık.

Tabii ki konumumuza göre mahalle baskısı da, çevre baskısı da oldu üzerimizde.

Tercihini açıklayanlar karşı görüş sahiplerinin yıpratma kampanyalarına da hedef oldular.

Ama genelde baktığınızda bunlar "Dar çevre çılgınlıkları"ndan öteye geçemedi.

 

Sandık başında yalnızdık 

Sandık başında yapayalnızdık sonuçta.

Savını en iyi anlatan, kitleleri doğruları savunduğuna inandıran, ülkenin ve toplumun geleceğe dönük yararının kendi görüşü doğrultusunda bulunduğu konusunda en tutarlı söylemleri seslendiren siyasetçiler, bu oylamadan da başarı ile çıktılar.

Üstelik bu, iktidarın müstakbel sahibini belirleyecek bir genel seçim kampanyası değildi.

Yani siyasetçilerin "Bize oy verirseniz biz de size şunları vereceğiz" diyecek durumları yoktu.

Bir anayasa değişikliğine "Evet" ya da "Hayır" dememiz bekleniyordu.

Neticede çoğunlukla "Evet" dediğimiz anlaşılıyor.

Bu referandum sonucunu kendi savlarının reddedilmesi biçiminde yorumlamak durumundaki siyasetçilerin, bundan sonra ciddi bir özeleştiri yapmaları ve kitleye ulaşmakta nerelerde hatalı davrandıklarını anlamaya çalışmaları gerekiyor.

Bundan sonra en geç 10 ay içinde bir genel seçime gidileceğine göre, siyasetçiler için bu çalışmalar hayati önem taşımakta. 

 

Farklı bir oylama 

Çünkü genel seçim kampanyasında da, referandum kampanyasında olduğu gibi akıl dışı ittifaklara, kin ve nefrete dayalı cepheleşmelere, ak ile karaya dayalı kamplaşmalara imkân bulunmayacak.

Seçmen kitleleri bu kez "Yönetime aday olanların çözüm üreten projeleri var mı" sorusuna cevap arayacak.

Referandumda kullanılan kırıcı, aşağılayıcı sözleri tekrar ederek seçim kampanyası sürdürmeye çalışanlar, aciz ve çaresiz siyasetçiler olarak görülecek.

Kitlelerin akıl sofrasına temcit pilavı servis etmenin bedelini yine ödeyecek bu tür siyasetçiler.

Bu referandum kampanyası bir "Rejim tartışması"ydı.

Genel seçim kampanyasını da rejim tartışmasına dönüştürmek isteyenler her seferinde olduğu gibi seçim sonuçları ile hayal kırıklığına uğrayacaklar.

Şimdi sıra "Hizmet" yarışına geldi.

"Rejim"i yeterince tartıştık çünkü.

Sonuçta demokratikleşmeye ve sivilleşmeye "Evet" dedik.

Bu içeriği oyla

Bu yazı şimdiye kadar 5973 defa okunmuştur.
Bu Köşe Yazısı için henüz yorum yapılmamış.
Yorumlar
Yazara Ait Diğer Yazılar
Halk sesini duyurunca kafa karışıklığı da bitiveriyor
Demokratikleşme ve sivilleşmeye "evet"
Önce Münir, sonra Safiye şimdi de Müzeyyen
Ülkeye hizmet edenlerin kıymetleri yaşarken de bilinebilir
7 Haziran sonrasında birileri tıpış tıpış gider mi?
Kazanmak ve yenilmek vücut salgılarına da yansıyor
"Sevgililer Günü"nde sevgisiz durumlar çok fazla
Devekuşu modeli siyasete "Paydos" demeliyiz
Yeni dünyada eskisi gibi davranamazsınız
El Hayberi mantığını Türk siyaseti taşıyabilir mi?
Bir toplum bundan daha fazla şeffaf olabilir mi?
"Kendim için bir şey istiyorsam namerdim" dese başı bile ağrımaz
Siyasetçilerin vaatlerine artık inanıyoruz
Teröristlere ders vermek için sırada bekleyen biri var
Nereye gideceğini bilmeden yol seçenler üzerine
Obama Erdoğanlaşırken bizimkiler neler söylüyor?
Anlamak için hem okumak hem de dinlemek gerekiyor
Acaba Pensilvanya da "vatan toprağı" kapsamında mı?
Yaşar Kemal´li yıllar da geride kalırken
İnsanların zekâ düzeyi 64 yılda 20 puan yükselmiş
7 Haziran´dan sonra sular durulacak mı?
"Mahalle baskısı" her soruna çözüm olabilir mi?
Yazar olmak da okur olmak da kolay değildir
Siyasetin riskini yok sayanlar sistemi aksatırlar
Herkesin kendine göre bir “mutlu son”u vardır
Eskinin “merkez medya”sından geriye ne kaldı ki?
Dünya bizi anlamıyor ama biz dünyayı anlıyor muyuz?
Buzdolabı ve cep telefonu yoksulluğun simgesi oldu
Türkiye´nin insanları istikrarın kıymetini biliyor
İşgalcilerin ettikleri yanlarına kalıyor mu?
Ya bunların sözlüklerindeki kelimeler tükenirse
Farklı partilerin “Çılgın projeler”i de farklıdır

RÖPORTAJLAR
Okunma : 898 Yorum : 0
Okunma : 940 Yorum : 0
Okunma : 943 Yorum : 0
EN ÇOK YORUMLANANLAR
YAZARLAR
EN ÇOK OKUNANLAR
VİZYONDAKİLER
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık

NÖBETÇİ ECZANELER

MANŞETLERDE BUGÜN

ŞANS OYUNLARI
ANKETİMİZE KATILIN
İBB BAŞKANI KİM OLMALI ?
Binali YILDIRIM
Ekrem İMAMOĞLU
NAMAZ VAKİTLERİ