Dolar
    5,7339
Euro
    6,4401
Borsa
    90.346
Altın
    245,1190
Köşe Yazısı
Güneri CİVAOĞLU
gunericivaoglu@milliyet.com.tr
Sandığın kestiği parmak     13.09.2010

yazdır Paylaş   Twitter da Paylas Paylas    MySpace de Paylas Paylas   

Yazı Boyutu:



Sandıklardan çıkan “EVET” oyları, “yüzde 55-45 bandında olur” diyen Başbakan Erdoğan’ın tahminini bile aştı.

En yakın tahmini ise Tarhan Erdem üstat yaptı. Kutlarım...

Referandum sonucu “net...”

Dün sandıklardan çıkan “EVET” -resmi olarak- anayasa değişikliği içindir. 

Ama “AKP’ye güvenoyu” yorumuna da kapıları açmıştır.

“Savaşın başında yapılan bir hata, o hatayı yapanı sonuna kadar kovalar” diye bir kurmay söylemi vardır.

CHP ve MHP anayasa değişikliği sürecinin daha başında “önemli hata” yapmışlardır.

Değişiklik maddelerinin tümüne karşı çıkmışlardır.

Belki “AKP ile diyalog zemininde bir uzlaşma metni” oluşturmak imkânsızdı ama dünkü sandık manzaralarını önleyecek yollar denenebilirdi.

Örneğin...

Daha sürecin başında CHP ve MHP, sakıncalı buldukları Anayasa Mahkemesi ve HSYK dışındaki diğer maddeler için Meclis görüşmelerinde “EVET” oyu kullansalardı referandum sonuçları böyle bir “makas” açmazdı.

O maddeler nitelikli çoğunluğa girdiği için hepsi referanduma gitmeden kabul edilmiş gibi algılanırdı. 

Cumhurbaşkanı o maddeleri imzalayarak yürürlüğe koyardı. Sadece “nitelikli oy çoğunluğu bulunamayan” Anayasa Mahkemesi ve HSYK ile ilgili hükümleri referanduma gönderirdi.

“Kesinlikle bu ayırımı yapardı” iddiasında değilim.

Fakat...

Bu ayırım hukuk mantığının, sağduyunun gereğiydi.

Üstündeki kamuoyu baskısı ağır olurdu.

Sadece Anayasa Mahkemesi’ni ve HSYK’yı düzenleyen değişiklik maddeleri için karşı görüşler, topluma daha açık anlatılırdı.

Tartışma alanı yayılmaz, bir sürü maddenin konuşulduğu laf kalabalığında kaynamazdı.

Daha sağlıklı bir referandumdan da söz edebilirdik.

Sonuç...

Sandığa atılan her oy ve sandıktan çıkan her sonuç saygındır.

Demokrasi için “HAYIR”lı olmadı.

“Hayırlı” olsun.

 

 

 

SEÇİM BAŞLADI

13 Eylül artık “Genel Seçim Kampanyası’nın” başladığı tarihtir.

Bugünden itibaren her şey seçime endeksli olacak.

AKP’nin 3. kez tek başına iktidar olması için depardır referandum sonucu.

Yeni bir anayasa... Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankaya Köşkü’ne odaklı yürüyüşü... Başkanlık sistemi AKP’nin yol haritası, siyasetin akacağı vadidir.

Hiç kuşkusuz AKP’nin yelkenlerini dolduran bir rüzgârdır referandum sonucu.

Ama...

Elbette...

Bu yüksek oran tamamen AKP oyları değil. Her siyaset akımından “EVET”ler de onun içinde.

Bu nedenle iktidar başka rüzgârlar da estirmek zorunda.

Özellikle ekonomide...

Referandumda hep “siyaset, adalet, demokrasi, insan hakları“ konuşuldu.

Bundan sonraki süreç ekonomi ağırlıklı olacak.

Dikkat ediniz Ali Babacan’ın özenle hazırladığı “mali kural” Başbakan Erdoğan’ın işaretiyle hayata geçirilmedi.

“İMF’den sıyrılmışken kendi içimizde İMF oluşturmayalım” söylemini yazın bir kenara.

2011 seçiminden önce iktidarın harcamaları önünde engel istenmiyor.

AKP ancak tek başına iktidar olursa kendi iradesiyle icraat ve siyaset yapabilir.

Bunun anlamı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi için halkta olumsuz tepkilerin yığılmasını önlemektir.

Ve...

Erdoğan’ın “Kürt açılımını” da etkileyecektir bu referandum sonucu.

Daha rahatlamıştır.

 

 

 

ÖZAL VE ERDOĞAN

Turgut Özal da, Recep Tayyip Erdoğan da popülaritesi yüksek başbakan profili çizdiler.

Özal da, Erdoğan da ikişer kez ülkeyi referanduma götürdüler.

İkisi de hemen hemen aynı sürede iktidarda kaldı.

Özal’ın döneminde önce Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş ve onların üst düzey yöneticileri için siyaset yapma yasağının kalkması oylandı.

Sonra yerel seçimlerin öne alınması.

Özal her ikisinde de referandumdan yenik çıktı.

Nedeni...

Birincisinde demokrasi rüzgârına karşı “HAYIR” yürüyüşü yaptı.

İkincisinde ise birkaç ay için yerel seçimi öne almak istedi.

İlk referandumda toplum demokrasi ve özgürlük yanında yer aldı.

Sonrakinde Özal’ın “kapris” yaptığı düşünüldü.

“Özal’a bir ders verin” kampanyası etkili oldu.

Erdoğan’a gelelim.

Önce cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için referandumu kazandı, dün de “daha ileri demokrasi” iddiasıyla getirdiği anayasa değişikliğinin referandumunu...

Erdoğan’ın kazanma nedenleri ilginç bir araştırma konusu olabilir.

Başka yazılarda bunu irdeleyeceğim.

Ancak...

Özal politikaya 50 yaşından sonra başlamıştı.

“Siyasette acemiyim” diye kendisi de itiraf ederdi.

Erdoğan ise ilk gençlik yıllarından bu yana aktif siyaset yapıyor.

Ve aktif siyaset yapanların içinde en deneyimlisi.

Bu içeriği oyla

Bu yazı şimdiye kadar 5284 defa okunmuştur.
Bu Köşe Yazısı için henüz yorum yapılmamış.
Yorumlar
Yazara Ait Diğer Yazılar
İngilizce Türk filmi...
Sandığın kestiği parmak
2002 Türkiye´si 2015 Yunanistan´ı
Davutoğlu-Fidan hukuku
Abdülhamid´in hal´i
AYM´nin yeni başkanı için...
BOMONTİ HİLTON 1 YAŞINDA
Lanetli rakamlar
Sizin kızınız olsa!..
Kitaplarla Apo
Şiddeti önlemek için şiddet mi?..
Satır araları
Romeo ve Juliet
Not defterimden "Şah Fırat"
Bir ‘haber analizi´
Bıçak bileyenler
Koç´tan Nesin´e...
‘Bu...´
Seher vakti
Yaşar Kemal ve Atatürk
‘Zerre güven´ sözcükleri
TL ‘pivot´ oyuncu
Gül´ün adaylığı
Genç kadın genç kalan adam
Sis...
Yunanistan dersi
Dalan ve ABD´li subay
Dalan ve ABD´li subay
7 Haziran ve ‘referandum´
Çocuklar... ımız
Demokrasiyi kendinden başlatanlar
ENBE´ğenilenler
CHP ve HDP

RÖPORTAJLAR
Okunma : 899 Yorum : 0
Okunma : 940 Yorum : 0
Okunma : 945 Yorum : 0
EN ÇOK YORUMLANANLAR
YAZARLAR
EN ÇOK OKUNANLAR
VİZYONDAKİLER
GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI
  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık

NÖBETÇİ ECZANELER

MANŞETLERDE BUGÜN

ŞANS OYUNLARI
ANKETİMİZE KATILIN
İBB BAŞKANI KİM OLMALI ?
Binali YILDIRIM
Ekrem İMAMOĞLU
NAMAZ VAKİTLERİ