Yunan televizyonu OneTV'ye konuşan iktidar milletvekili Angelos Syrigos, Adalar Denizi'nde yaşanabilecek olası bir krizde ABD veya İsrail'in kendileri için savaşmayacağını belirterek, "Kritik bir an geldiğinde kendi başınıza kalırsınız." dedi.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye kıyılarına yakın adalara gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) bağlı 51. Komando Tugayı'nın Tunceli'den Aydın'ın Söke ilçesine kaydırılmasıyla Adalar Denizi'nde yükselen tansiyon, Yunanistan'ın gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Atina'da iktidar partisi milletvekili Prof. Dr. Angelos Syrigos, Yunanistan'da yayın yapan OneTV kanalına katılarak Adalar Denizi'nde yaşanabilecek olası kriz senaryolarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Televizyon programında Kardak (İmia) veya başka bir bölgeye Türk komandolarının çıkması ihtimalini değerlendiren Syrigos, Yunan ordusunun tavrına dair tartışmalı ifadeler kullandı. Olası bir sıcak temasta verilecek tepkiye dikkat çeken Syrigos, "Bu nedenle, hem önceki Genelkurmay Başkanı hem de mevcut Genelkurmay Başkanı, Yunan topraklarında herhangi bir şiddet eylemi veya ayak basma durumu olursa önce adayı yakıp sonra da taleplerini soracağımızı ifade ettiler. Ancak daha önceki krizde böyle bir şey yapmamıştık." dedi.
"ORUÇ REİS KRİZİNDE KİMSENİN MÜDAHALE ETMEYECEĞİNİ GÖRDÜK"
Geçmiş krizlerde ABD ile telefon görüşmeleri yapıldığını hatırlatan sunucunun sözleri üzerine mevcut durumu özetleyen Syrigos, artık ABD'yi arama gibi bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı. Yunanistan'ın 1974'ten bu yana askeri açıdan en iyi durumunda olduğunu savunan Syrigos, "O dönemde biz iki temel güce dayanıyorduk. Biri güçlü silahlı kuvvetlerimizdi, ki şükürler olsun şu anda çok iyi bir durumdayız. Diğeri ise güçlü ittifaklarımızdı. 2020'deki Oruç Reis krizi sırasında, hiç kimsenin bizim için bir şey yapmaya veya duruma müdahale etmeye niyetli olmadığını gördük." diye konuştu.
Krizin Ekim ve Kasım aylarında devam ederek tam 87 gün sürdüğünü anlatan Syrigos, Almanya'nın arabuluculuk girişimlerinin de iyi gitmediğini belirterek, "Dolayısıyla, artık o eski dönemlerin güçlü ittifaklarına bel bağlamanın bir anlamı kalmadı." ifadelerini kullandı.
"KRİTİK BİR AN GELDİĞİNDE KENDİ BAŞINIZA KALIRSINIZ"
Olası bir çatışma durumunda İsrail gibi bölge ülkelerinden destek istenip istenemeyeceği sorusunu da yanıtlayan Syrigos, müttefiklerin Yunanistan için savaşmayacağının altını çizdi. Kriz anında kendi başlarının çaresine bakmak zorunda olduklarını belirten Syrigos, "Kimi ararsak arayalım, şunu bilmeliyiz ki, bir kriz durumunda kendi başımızın çaresine bakmak zorundayız. Yani, Meis'te (Kastellorizo) veya başka bir adada bizimle savaşacak Lüksemburg veya İsrail askerleri olmayacak." dedi.
İsrail ordusuyla yapılan ortak tatbikatların sadece karşı tarafa mesaj vermek için yapılan klasik diplomatik hamleler olduğunu aktaran Syrigos, şunları kaydetti:
"Örneğin Kuzey Kore'ye bakın; Kuzey Kore bir füze fırlatıyor. Peki, buna karşı Güney Kore, Japonya, Filipinler ne yapıyor? Tatbikatlar yapıyorlar. Avustralya ve ABD ile deniz tatbikatları gerçekleştiriyorlar ve böylece eylemlerin karşılıksız kalmayacağı mesajını veriyorlar. Ancak kritik bir an geldiğinde yine kendi başınıza kalırsınız. Tabii günümüz savaşlarında başkalarına yardım etmenin birçok yolu var."
Müttefiklerin sıcak çatışmaya girmek yerine bilgi paylaşımı gibi yöntemlerle destek olabileceğine değinen Syrigos, Ukrayna savaşını örnek göstererek, "Şubat ayı gibi 20 günlük bir süre boyunca Amerikalılar bilgi vermeyi kestiler. Dolayısıyla, bilgi paylaşımı en kritik konulardan biridir ve diğer ülkelere yardım etmenin birçok farklı yolu bulunmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.