Küresel siyaset ve ekonominin kalbi Washington'da atıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 11 yıl aradan sonra resmi ziyaret için ABD’ye gitti. Çin merkezli Xinhua haber ajansının haberine göre, Şi Cinping ve eşi Ping Liyüen’i Maryland Hava Üssü’nde Trump ve eşi Melania Trump resmi törenle karşıladı. Şi Cinping’i bizzat karşılayan Amerika Bileşik Devletleri Başkanı Donald Trump 64 yıl sonra bir ilke imza attı.
Bir ABD Başkanı Papa dışında bir devlet başkanını en son 1962 yılında havalimanında karşılamıştı. Bu görüşme, dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy ile İngiltere Başbakanı Harold Macmillan arasında yapılmıştı.
İki liderin son bir yıl içindeki üçüncü yüz yüze görüşmesi olan bu tarihi zirve öncesinde, kasım ayında dolması beklenen ticaret ateşkesi 10 Ocak tarihine kadar uzatılarak müzakerecilere nefes aldırıldı. Trump'ın Şi Cinping'i bizzat karşılama jesti ve akşam düzenlenecek devlet yemeğine teknoloji dünyasının dev isimlerinin katılacak olması, zirvenin sadece diplomatik değil, aynı zamanda stratejik bir gövde gösterisi olacağını kanıtlıyor.
İki dev ekonomi arasındaki gerilim, Donald Trump'ın Ocak 2025'te ikinci kez başkanlık koltuğuna oturmasının hemen ardından gümrük vergisi hamleleriyle tırmanmıştı. Fentanil kaçakçılığı ve düzensiz göç endişelerini gerekçe gösteren ABD yönetimi, Çin menşeli ürünlere yüzde 10 ek vergi getirmişti. Pekin ise bu hamleye ABD kömürü, sıvılaştırılmış doğal gaz, ham petrol ve otomobillere yaptırım uygulayarak karşılık vermiş, savunma ve temiz enerji sektörleri için kritik önemdeki beş nadir toprak elementinin ihracatını sınırlandırmıştı.
Karşılıklı adımlarla üç haneli rakamlara ulaşan vergiler ve seyahat uyarılarının ardından, Ekim 2025'te Güney Kore'de sağlanan uzlaşıyla geçici bir ateşkes ilan edilmişti. Son olarak kasım ayında bitmesi planlanan bu ateşkes, müzakerelere zaman kazandırmak amacıyla 10 Ocak tarihine kadar ertelendi. Ancak Trump'ın, zorla çalıştırma iddiaları nedeniyle Çin dahil 60 ülkeye uyguladığı yüzde 12,5'lik yeni gümrük vergileri masadaki hassas dengeleri koruyor.
İki ülke, karşılıklı gümrük tarifelerinin üç haneli rakamlara (ABD tarafında %145, Çin tarafında %125) fırladığı büyük bir ticaret savaşının ardından, Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan kentinde düzenlenen APEC Zirvesi marjında bir araya gelmiş ve geçici bir ticari ateşkes kararı almıştır.
Masaya yatırılacak en kritik konuların başında yapay zekanın önlenemez yükselişi ve potansiyel tehditleri geliyor. Teknolojik üstünlük mücadelesinde en kritik cepheyi oluşturan yapay zeka, zirvenin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İki ülke, aralarındaki sert rekabete rağmen bu alandaki kontrolsüz gelişmelerin doğurabileceği küresel tehlikelerin farkında. Bu doğrultuda Washington yönetimi, ulusal güvenliği doğrudan tehdit edebilecek olası yapay zeka krizlerinde tarafların birbirini hızlıca bilgilendirmesini sağlayacak yeni bir bildirim mekanizması kurulmasını teklif ediyor.
Vietnam basınında yer alan haberlere göre, zirveden hemen önce, somut konulara yönelik görüşmeler çoktan başlamıştı. 20 Eylül’de New York’ta ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, iki ülke arasında bir yapay zeka diyalog mekanizması kurulmasını görüştüler.
Liderlerin baş başa gerçekleştireceği kritik temasların ardından, Donald Trump konuğu onuruna Beyaz Saray'da görkemli bir devlet yemeği verecek. Bu özel davete sadece diplomatlar değil, küresel teknoloji pazarına yön veren dev şirketlerin liderleri de katılacak. Apple CEO'su Tim Cook, Nvidia'nın kurucusu Jensen Huang ve OpenAI lideri Sam Altman gibi isimlerin yemekte yer alacak olması, zirvenin ekonomik ve teknolojik boyutunun ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor.
Pekin yönetiminin en hassas olduğu konuların başında gelen Tayvan meselesi de masadaki yerini alacak. Trump yönetiminin geçtiğimiz aralık ayında Tayvan'a yönelik 11 milyar dolarlık dev silah satışını onaylamasının ardından, 14 milyar dolarlık ikinci bir askeri paket aylardır onay bekliyor. ABD Başkanı, bu askeri yardımları Pekin ile yürütülen müzakerelerde güçlü bir koz olarak gördüğünü gizlemiyor.
Diğer yandan, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü askeri ve siyasi mücadele de liderlerin gündeminde. Washington, Pekin'in Tahran üzerindeki nüfuzunu devreye sokmasını umut etse de Trump'ın şu ana kadar Çin'in bu konudaki desteğine ihtiyaç duymadığı yönündeki açıklamaları dikkat çekiyor.
İnsani konular ve diplomatik pazarlıklar kapsamında, Çin'de tutuklu bulunan Amerikan vatandaşlarının durumu da ele alınacak. Çin'deki yeraltı kiliselerine yönelik operasyonlarda 10 Ekim 2025’te hapse atılan Çinli Rahip Ezra Jin, Trump'ın mayıs ayında Şi ile yaptığı görüşmenin ardından 3 Temmuz 2026’da serbest bırakılarak 4 Temmuz’da Los Angeles’a ulaştı. ABD Başkanı'nın bu olumlu gelişmenin ardından, Çin zindanlarında tutulan diğer Amerikan vatandaşlarının ve yabancı ülke mensuplarının da özgürlüğüne kavuşmasını talep etmesi bekleniyor.
Trump'ın Çin liderini bizzat karşılama kararı, diplomatik çevrelerde Washington'ın Pekin'e verdiği değerin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Melania Trump da katıldığı bir televizyon programında eşinin bu jestini savunarak, iki lider arasında mükemmel bir diyalog olduğunu belirtti. Fox News kanalına konuşan Melania Trump, Şi Cinping ve eşinin ziyareti hakkında, "Topraklarımıza geliyorlar ve onları en büyük saygıyla karşılamamız gerekiyor" ifadesini kullandı.
İki ülke arasında daha önce üzerinde uzlaşılan yapıcı stratejik istikrar çerçevesinin sınanacağı bu buluşma, belirli sektörlerde gümrük vergilerinin düşürülmesi, uyuşturucu kaçakçılığıyla ortak mücadele ve askeri kanallar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gibi somut adımlarla sonuçlanabilir.