Libya Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını onaylamasının Yunanistan'daki yankıları sürüyor. Yunan Prof. Dr. Georgios Kontogiorgis katıldığı bir televizyon programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonunu ve Türkiye'nin devlet aklını överken Atina yönetimini hedef alan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Girit Televizyonu KRITI TV'deki yayında ABD'nin Türkiye ile Libya arasındaki mutabakata yönelik politikasını değiştirdiğine dikkat çeken Kontogiorgis, "Çünkü büyük Amerikan şirketlerinin bütün bu bölgeyi devralarak işletme ve yönetme konusundaki ilgisi ortaya çıktı ve çok yakında daha da belirgin hâle gelecek. Böylece Münhasır Ekonomik Bölge, bu büyük şirketler aracılığıyla paylaştırılacak." dedi.
Yunan hükümetinin bu durum karşısında rahatlayacağını savunan Kontogiorgis, "Çünkü onların bütün kaygısı haklarını, egemenlik haklarını ya da egemenliklerini savunmak değil. Asıl mesele, Yunan halkına bunları nasıl gerekçelendirecekleri ve halkın kendilerini linç etmesini nasıl önleyecekleri. Bu konuda herkes hemfikir." ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'NİN BİR STRATEJİSİ VAR, YUNANİSTAN'IN YOK"
Türkiye'nin bölgede uzun vadeli bir plan yürüttüğünü anlatan Kontogiorgis, şunları kaydetti:
"Türkler bir strateji geliştirdi. Ben bunu 1973'ten itibaren ortaya koymuştum. Çünkü Türkiye'nin Doğu Akdeniz'i ve Adalar Denizi'nin 25'inci bölgesini nasıl kontrol altına alması gerektiğini açıklayan ve Türkiye'nin yol haritası hâline gelen bir doktora tezini keşfetmiştim. Türkiye'nin bir stratejisi var. Yunanistan'ın ise bir stratejisi yok. Yunanistan, Türkiye'nin eylem ve girişimlerini takip etmekle yetiniyor. Hiçbir stratejisi yok. Türkiye'nin girişimlerinin peşinden koşuyor. Bu, dış politika değildir."
"ADALAR DENİZİ'NİN YARISINDA YARI EGEMENLİK DURUMU OLUŞTU"
Yunanistan'ın 1980 ve 1981 yıllarından itibaren Finlandiyalaşmaya doğru ilerlediğini belirten Kontogiorgis, Kardak krizinden sonraki sürece değinerek, "Türkiye'nin, hedeflerinin yüzde 100'üne ulaşabileceği ve bu hedefleri sürekli genişletebileceği, Yunanistan'ın da geri adım atmaya devam edeceği düşüncesini artık benimsediği açıkça görülüyor." diye konuştu.
Mevcut tablonun Yunanistan aleyhine işlediğini dile getiren Kontogiorgis, "Bugün fiilen Adalar Denizi'nin yarısında, hatta Doğu Akdeniz'deki münhasır ekonomik bölgede de yarı egemenlik durumunun oluştuğunu söyleyebilirim. Aynı zamanda ülkemizde bir siyasi sınıf var. Şimdiki hükümet de önceki hükümet de yaşananları Yunan halkına nasıl açıklayacakları ve nasıl gizleyecekleri konusunda kaygı duyuyor. Çünkü izledikleri strateji ulusal değil, seçim odaklı." değerlendirmesinde bulundu.
"TÜRK YETKİLİLERİN YANINDA ÇOCUK GİBİ KALIYORLAR"
Yunan diplomatların ve siyasilerin Türk yetkililer karşısındaki tutumunu da sert bir dille eleştiren Kontogiorgis, Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexandra Papadopoulou ve Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis'in temaslarını örnek gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Türkiye'nin stratejisini şekillendiren önemli isimler olduğunu hatırlatan Kontogiorgis, "Papadopoulou, Kalın ile görüştüğünde aptalca bir sırıtışla gülümsüyordu. Ya da Sayın Gerapetritis'in Fidan ile görüşmesine bakın. Bu insanlar, karşılarındaki isimlerin yanında çocuk bahçesinde oynayan çocuklar gibi kalıyorlar." dedi.
Yunanistan'daki siyasi sistemin liyakatsizliğine dikkat çeken Kontogiorgis, söz konusu tablonun sorumlusunun siyasileri seçenler olduğunu belirterek, "Biliyorsunuz, siyasetin dinozorları olan Karamanlis, Andreas Papandreu ve eski Miçotakis döneminden sonra, bugünkü gelişmelerde onların da büyük sorumlulukları var. Onların ardından gelenlerin ise kendilerinden üstün olan herkese karşı korkuya dayalı ve son derece olumsuz bir tutumları var. Yani kendi görüşü ve kişiliği olan insanlardan çekiniyorlar. Etraflarına nasıl insanları topladıklarına bir bakın. Danışmanlar, sözleşmeli personel ve benzeri görevlilerden oluşan koca ordular kuruyorlar. Bunu değerlendirdiğinizde, bu ülkenin hâlâ nasıl ayakta kaldığına şaşırırsınız." ifadelerini kullandı.