Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB2 ve SİVRİSİNEK Akıllı Dolanan Mühimmat sistemlerinin Ateş Serbest-2026 Tatbikatı'nda sergilediği otonom sürü harekatı, dünya basınının gündemine oturdu. Hindistan merkezli Firstpost, Türkiye'nin yeni SİHA konseptinin savaşın geleceğini değiştireceğini bildirdi.
Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen insansız platformlar, Ateş Serbest-2026 Tatbikatı'nda müşterek harekat etkinliğini sergileyerek göz doldurdu.
Tatbikat kapsamında havalanan 5 adet K2 Kamikaze İHA, yer kontrol istasyonu ile kurulan bağlantı üzerinden havada 20 adet SİVRİSİNEK Akıllı Dolanan Mühimmat'tan oluşan sürünün kontrol ve koordinasyonunu başarıyla sağladı. Havada otonom sürü harekatı icra eden gruptan ayrılan 10 adet SİVRİSİNEK, belirlenen noktalara salvo dalış gerçekleştirerek hedefleri tam isabetle imha etti.
Türkiye'nin insansız hava araçları alanındaki bu son teknolojik sıçraması, dünya basınının da dikkatinden kaçmadı. Hindistan merkezli yayın organı Firstpost, Baykar'ın yeni sürü İHA konseptini ve Türkiye'nin küresel savunma sanayisindeki artan etkisini detaylı bir analizle ekrana taşıdı.
Firstpost yayınında Türkiye'nin hava muharebe yeteneklerine yeni bir boyut eklediğine dikkati çekilerek, İHA'ları hava taşıyıcılarına dönüştüren bu yeni taarruz sisteminin başarıyla test edildiği aktarıldı. Baykar'ın yeni drone sürüsü konseptini test ettiğini belirten platform, "Fikir, daha büyük bir drone'u, saldırı gerçekleştirmek için kontrol edilebilen daha küçük drone'ları konuşlandıran bir taşıyıcı olarak kullanmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Analizde operasyonda kullanılan sistemlerin özellikleri de detaylandırıldı. Türkiye'nin ürettiği insansız savaş uçağı Bayraktar TB2'nin gözetleme, keşif ve hedefli saldırılar gerçekleştirebildiğine değinilen yayında, yer istasyonundaki operatörler tarafından kontrol edilebilen TB2'nin düşman hedeflerini takip edip hassas vuruşlar yapabildiği ifade edildi.
İkinci kritik sistem olan Sky Dagger FPV'nin ise hedefleri avlamak, takip etmek ve vurmak üzere tasarlanmış daha küçük bir kamikaze drone olduğu vurgulanan haberde, 130 kilometre hıza ulaşabilen bu sistemin yapay zeka destekli altyapısı sayesinde gündüz ve gece kamera seçenekleriyle hedef tespiti ve takibi yapabildiği, LiDAR teknolojisiyle de mesafe ölçümü gerçekleştirdiği kaydedildi.
Haberde bu özel kurulumda TB2'nin sadece uçmakla kalmadığı, aynı zamanda daha küçük hava araçları için bir fırlatma platformu ve iletişim rölesi görevi üstlendiği de belirtildi. Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden havalanan TB2'nin 16 adet Sky Dagger FPV taşıdığı ve test sahasında ikisini serbest bıraktığı bilgisi paylaşıldı. Serbest bırakılan araçların, yerdeki operatörler tarafından TB2 üzerinden kurulan iletişim bağlantısıyla kontrol edildiği ve belirlenen hedefleri başarıyla vurduğu aktarıldı. Baykar'ın paylaştığı görüntülerde de drone'ların saldırı öncesi hedefe yaklaştığı anların yer aldığı hatırlatıldı.
"TÜRKİYE'NİN KÜRESEL SAVUNMA AYAK İZİ GENİŞLİYOR"
Bu testin Baykar'ın TB2'nin yeteneklerini değişen savaş alanı gereksinimlerine göre genişletme çabalarının bir parçası olduğunu belirten Hindistan medyası, şirketin küresel varlığının da giderek güçlendiğini ifade etti. Baykar'ın 2025'te üst üste üçüncü kez dünyanın en büyük savaş uçağı ihracatçısı konumunu koruduğuna ve ihracat rakamının 2,2 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştığına işaret edilen analizde, firmanın projelerini tamamen kendi öz kaynaklarıyla finanse ettiği ve gelirlerinin yüzde 90'ını ihracatın oluşturduğu hatırlatıldı.
Türkiye'nin küresel savunma alanındaki etkisinin giderek arttığını aktaran platform, Bayraktar TB2'nin 36, daha gelişmiş olan Akıncı'nın ise 16 ülke ile ihracat anlaşması bulunduğunu, Baykar'ın toplam ihracat ağının 39 ülkeye yayıldığını kaydetti.
TÜRKİYE'NİN İHA PROGRAMI BÜYÜYEN ASKERİ HEDEFLERİNİN MERKEZİNDE
Türkiye'nin İHA programının, giderek büyüyen askeri hedeflerinin kilit bir parçası olduğunu belirten Firstpost, gözetleme, istihbarat toplama ve hassas vuruş gibi yetenekleriyle bu araçların giderek daha çok yönlü hale geldiğini bildirdi.
Türkiye'nin drone vizyonunun sadece vurucu uçaklar inşa etmekle sınırlı kalmadığını belirten kanal, haberi şu değerlendirmeyle tamamladı:
"Türkiye'nin drone hırsları artık sadece saldırı yapabilen uçaklar inşa etmekle ilgili değil. Bu uçakları, yeni nesil saldırganlar için hava taşıyıcılarına dönüştürmekle ilgili ve bu durum drone savaşlarının geleceğini yeniden şekillendirebilir."