21.09.2026 • Monday İstanbul 6°C BIST 12.805
Dolar 43,27 TRY Euro 50,76 TRY Altın 6.621 TRY
Giriş
SON DAKİKA
Siyaset

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: 'Muhsin Başkan'ın ölümünde gerçekler ortaya çıkacaktır'

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Ülke TV kanalında yayınlanan 'Ülke Manşet' programında Mustafa Yıldız'ın konuğu oldu.Destici'nin açıklamalarından öne çıka

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Ülke TV kanalında yayınlanan 'Ülke Manşet' programında Mustafa Yıldız'ın konuğu oldu.

Destici'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Biz 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi gecesi, sokakta oluşturulmuş olan Cumhur İttifakı'nın bir parçasıyız. Bu ittifak 2017 referandumuyla vücut buldu diyelim, sonraki 2018 ve bugüne kadarki yapılan seçimlerde ittifakımız olumlu bir şekilde devam etti. Farklı düşündüğümüz konular var. Burada düşüncelerimizi hem kamuoyuyla hem Cumhurbaşkanımızla paylaşıyoruz hem de ittifakımızın diğer parti mensubu olan yöneticilerimizle karşılaştığımız yerde paylaşıyoruz. Bu ziyarette de Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere, Suriye'deki gelişmeler, ekonomi, hayat pahalılığı, emeklilerin talebi, asgari ücretli çalışanlar, çiftçilerin durumu, faiz - enflasyon dengesizliğini konuştuk. Biz burada halkımızın taleplerini ve sahada gördüklerimizi Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik. Bazı hususlarla ilgili çözüm önerilerimizi de ilettik."

"Biz sahadayız. Ben her programa katılmaya çalışan bir parti temsilcisiyim. Tabii biz burada emeklilerimizle de, çiftçilerimizle de, asgari ücretlilerimizle de, gençlerimizle de, öğrencilerimizle de konuşuyoruz. Dolayısıyla milletin hal-i pürmelalini Sayın Cumhurbaşkanımıza aktardık. Mesela çiftçilerimiz ne diyor? Ben ürettiğimin hakkını alamıyorum, tüketici de çok pahalıya alıyor. İşte en son Adalet Bakanlığımızın kararıyla bu soygunu yapanlara bir operasyon gerçekleştirildi. Ama vatandaş diyor ki bu soygunu yapan her kimse hukuk önüne çıkarılsın, hak ettiği cezayı alsın, bu operasyon ülke sathına yayılsın."

"Bir emeklinin tek maaşı varsa, evi de kiraysa, 25-30 bin lira kira ödüyorsa, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde geçinmesi mümkün değil. Öbür taraftan sanayici diyor ki 'Ben üreteceğim, bankaya gidiyorum. Politika faizi 37 ama ben 50 ve 50'nin üzerinde faiz ödüyorum. Devletimiz bize burada sahip çıksın. Bizi bu faizcilere ezdirmesin' diyor. Biz de bu ve benzer tüm durumları Sayın Cumhurbaşkanımıza anlattık. Sadece vatandaşın şikayetini veya talebini iletmedik. Çözüm önerilerini sunduk. Emeklilerde kademeli sistemi önerdik. Kamuda özellikle işçi ve memur maaşlarında bir dengesizlik var, konumuna göre mesleğine göre, buralarla ilgili yeni bir değişikliğe, düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade ettik."

"İstanbul'da bir hane asgari kaç liraya geçinebilir? Farz-ı mahal 50 bin liraya geçinebilir. O eve 30 bin lira giriyorsa, kalan 20 bin lirayı devletin ödemesi gerekiyor. 50 bin lira giriyorsa devletin ödeme yapması gerekmez. Bu gibi önerilerde bulunduk. Öte yandan emekli maaşına ihtiyacı olmayan on binler var. Adam çalışmaya devam ediyor, belki yüz binlerce lira geliri var. Haliyle onun 30-40 bin lira emekli maaşı almasına gerek yok. Bu noktada da çözüm önerisi sunduk. Bu son yapılan operasyonlar da, sahte vatandaşlık; fon operasyonu ve diğerleri takdir topluyor. Bunu da ilettik."

"Bir diğeri ise Terörsüz Türkiye süreciydi. Biliyorsunuz bizim bir ilkesel duruşumuz var. Biz terörün diyalog yoluyla değil, mücadele yoluyla biteceğini düşünüyoruz. Biz devletimize güveniyoruz, lakin biz bu PKK'ya, İmralı'daki başına, Kandil'deki başlarına güvenmiyoruz. Çünkü bunlar daha önce denendi ve daha sonra da ihanet ettiler. Bunların ipleri Siyonistlerin ellerinde. Onları donatanlar, onlara meşruiyet verenler var. Dikkatli olunmasını istedik. Şimdi PKK'nın tamamen tüm uzantılarıyla silah bıraktığını kim söyleyebilir? Ya da tamamen kendini feshettiğini kim söyleyebilir? Kimse söyleyemez. İkincisi, tabii ki bir nedamet getirecekler. Halbuki bugün bakıyorsunuz hapishaneden çıkarılmış teröristler pişman olmadıklarını belirtiyor. Teröristlikleriyle övünüyorlar. İkincisi bakıyorsunuz, Kandil'den gelen açıklamalarda birtakım şartların konuşulduğunu görüyoruz. Devletimiz bugüne kadar buna çok itibar etmedi. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda duruşu çok net. Ben bir sıkıntı görmüyorum. Tabii diğer taraftan, gerçekten silah bırakıyorsan, kendini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak görüyorsan, o halde bu ülkenin birliğini temsil eden nişaneler var, değerler var. Onlar nedir? Birincisi, rengini şehitlerimizin kanından alan Türk bayrağıdır. Onu önce eline alacaksın. Onu gönül rahatlığıyla sallayabileceksin. Ve o bayrağın önünde durarak İstiklal Marşı'nı gururla okuyabileceksin. İstiklal Marşı bizim bağımsızlığımızın bir ifadesidir. Tüm dünyaya bunu haykırıyoruz. Ama sen bunu yapmayacaksın, bu bayrağı almayacaksın, başka marşlar okuyacaksın, başka şarkılar söyleyeceksin, o zaman ben senin samimiyetine nasıl inanacağım? Samimiyetine inanmak için hangi gerekçeler var? Biz iyi niyetli olalım ama karşımızdakilerin öyle olmadıklarını belirtelim."

"Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın soruşturmasıyla ilgili gelinen son noktayı Sayın Cumhurbaşkanımızla paylaştım. Bu olay 25 Mart 2009'da yaşandı. Biz ilk gün bu olayı hukuka taşıdık. Aradan 17 yıl geçti. Bu süre zarfında dosyaya iki kere takipsizlik kararı verildi. 2014 ve 2016 yıllarında... Biz 2014 yılındakine itiraz ederek kaldırdık. 2016'daki ise darbeden hemen önce verilmişti.

Biz Kahramanmaraş Adliyesi'ne itiraz dilekçesi verdik, basın açıklaması yaptık. Hemen 2 gün sonra darbe gerçekleşti. O gün İzmir Emniyeti'nden bir polis memuru beni aradı. Cumhurbaşkanımıza gerçekleştirilen saldırıya mukavemet etmek üzere Marmaris'e gitmiş bir polis memuru. Suikast timindeki 2 askerin Muhsin Başkanımızın dosyasında geçenlerle aynı kişiler olduğunu belirtti.

Biz bunun üzerine konunun yeniden incelenmesini ve takipsizliğin ivedi bir şekilde kaldırılmasını istedik. Maalesef takipsizliğin kaldırılması 2 sene sürdü. 2018'de takipsizlik kaldırıldı. Ondan sonraki 8 yılda da dava açılmadı. Şimdi biz bu süre içerisinde boş mu durduk? Durmadık. Tüm Adalet Bakanları ile görüştük.

Bizim en temelden yaptığımız itiraz şuydu, sivil havacılıkta 'ölüm' varsa 'büyük kaza' olarak değerlendirilmesi, 'ölüm' yoksa 'küçük kaza' olarak değerlendirilmesine yönelik düzenlemeydi. En az 9 kişilik bir kaza kırım ekibinin kurulması gerekirdi. Buna rağmen 3 kişilik bir ekip kuruluyor. AtlasJet'te de aynısı yapılmıştı ve şu an tutuklular. Bizim dosyamızda görevli olanlar da 'Bunu araştıracak yetkinliğimiz ve belgemiz yok' diyordu. Biz de 9 kişilik bir komisyon kurulmasını istedik. Tüm incelemeler yapıldı. Tüm ihtimallerin üzerinde duruldu. Bunu tüm yönleriyle incelediler. Ama tatmin edici bir rapor biz görmedik şu ana kadar. Biz ara ara hep şunu söylüyorduk zaten, 'Efendim bu dosya Ankara'ya alınsın çünkü Kahramanmaraş'ta bu dosya bir savcıya veriliyor, savcı birkaç yıl uğraşıyor sonra tayini çıkıyor.' Böyle böyle 17 sene geçti. Zaten Kahramanmaraş'ta başka bir süreç yaşanmış.

Neticede şu an Ankara'ya verildi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyaya yetkisizlik kararı verdi ve dosya Ankara'ya sevk edildi. Sayın Bakanımız Akın Gürlek Bey sağ olsun. Dosya buraya geldi ve kısa süre içinde, bir ay içinde Temmuz'da ilk dalga operasyon yapıldı. 28 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Onların ifadeleri alındı ve 19 kişi tutuklandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2012 ya da 2013'te Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin uçakların düşürdüğünü ama bunun ne şekilde olduğunu bilmediklerini söylemişti.

E şimdi ne var? Başka şüphe ne? En önemli şüphe bu karbonmonoksit şüphesi.

Vatandaşın üzerinde mutabık olduğu şüphelerden biri ise, helikopterin düştüğü yerin 2 gün sonra bulunmuş olmasıydı. İlk gün bulunabilirdi. Helikopteri daha düştüğü anda fark eden insanlar vardı. Neticede helikopterin enkazı da köylüler tarafından bulunuyor. Dolayısıyla bütün bu şüphelerle ilgili dosya genişleyecektir. Bunu başka noktalara sürükleyenler, yüzlerce kişiyi haksız şüpheli yapıp onların telefonlarını dinleyenler, bu dosyayı hak ettiği gibi incelemeyenler, ister kamu görevlisi olsun ister yargı mensubu olsun, ister bir vatandaş olsun, ben şüphelerin üzerine gidileceğini ama geçmiş dönemlerde olduğu gibi bir sürece yayılmayacağını, sıkı bir soruşturma süreci sonucunda ben, biraz önce bahsettiğim bu şüphelere yönelik ümit ediyorum, iddianamenin yazılarak davanın açılacağını ve gerçeğin ortaya çıkarılacağını, hukuk önünde bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Sayın Adalet Bakanımızın açıklamaları, çabası ve Sayın Cumhurbaşkanımızla son görüşmemizden bunu görüyorum. Güçlü bir irade var. Bu soruşturma sonucunda ben bunun aydınlanacağını düşünüyorum."

"Ben burada Adalet Bakanımızın girişimiyle bir operasyon gerçekleştirilmesinden ötürü kendilerini kutluyorum. Çünkü uzun zamandır borsada yüksek düzeyde spekülasyon yapıldığı, haksız kazançlar elde edildiği, özellikle küçük yatırımcıların büyük zararlara uğratıldığı ve bazılarının da bu yolla büyük paralar kazandığı ifade ediliyordu. Şimdi bunların gerçek olduğu ortaya çıktı. Buna hukuk karar verecektir, biz şu an ortaya çıkan tabloya göre değerlendirme yapıyoruz. Borsa istikrarı, kredi notu açısından, ekonomik güvenilirlik açısından çok değerlidir ve kıymetlidir. Borsasına güvenilmeyen ekonomilerin büyümesi ya da yüksek faizden kurtulması mümkün değildir. Belki burada yapılan operasyon bir dalgalanma getirebilir ama bu borsamız için de ülkemiz açısından olumlu sonuçlanacaktır. Burada en büyük mağduriyeti yaşayan küçük miktarlarla borsaya girenlerdir. Onların hak kaybının karşılanması gerekiyor. Artık bunu borsanın bir fonu mu var o mu karşılayacak, parasını yurt dışına çıkaran mı karşılayacak... Bir şekilde karşılanması lazım. Burada haksız bir kazanç elde edilmişse, ki durum o, dondurulmuş mal varlıklarına el konulacaktır. Dışarıya götürdükleri paralar bir şekilde ülkeye getirilmeli ve küçük yatırımcının mağduriyeti, daha doğrusu diğer tüm yatırımcıların zararı giderilmeli. Borsaya güven yeniden tesis edilmelidir."

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

Yorum Yap

Yorumlar admin onayından sonra yayınlanır. Üye olun veya giriş yapın daha hızlı yorum yapın.

Onaylı Yorumlar

Henüz yorum yok.