Polonya Otomotiv Grubu (PGM) Yönetici Direktörü Bartosz Mielecki, Gümrük Birliği sayesinde Türkiye'de üretilen bir aracın Çinli araçların ödemek zorunda olduğu ithalat tarifesinden muaf olarak AB'ye girebiliyor olduğuna dikkati çekerken, bu durumun Türkiye için büyük bir rekabet avantajı sağladığını söyledi.
Polonya Kalkınma ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Polonya Yatırım ve Ticaret Ajansı (PAIH) tarafından Poland Business Forward programı kapsamında Türkiye'den gelen medya temsilcilerinin katılımıyla Polonya’da çalışma ziyareti gerçekleştiriliyor.
Polonya Kalkınma ve Teknoloji Bakanlığının Brand HUB girişimi doğrultusunda organize edilen program ile ülkenin küçük ve orta ölçekli işletmelerinin (KOBİ) elektromobilite ve sürdürülebilir otomotiv çözümlerindeki inovatif potansiyeli tanıtılıyor.
PAIH tarafından Poland Business Forward programı kapsamında ülkenin Katoviçe kentinde 10’uncu kez düzenlenen Yeni Mobilite Kongresi (New Mobility Congress) ziyaret edildi.
Polonya Otomotiv Grubu Yönetici Direktörü Bartosz Mielecki, burada yaptığı konuşmada, Polonya ve Türkiye’nin 1970'lerde otomotiv endüstrisinde gelişim sürecinin neredeyse aynı zamanda başladığını söyledi.
Mielecki, iki ülkenin otomotiv endüstrisinde aynı başlangıç noktasını paylaştıklarını vurgulayarak, “Türkiye yoluna kendi markasıyla tam bir otomotiv endüstrisi inşa ederek devam ederken, Polonya ise Avrupa'nın en büyük otomotiv bileşenleri üreticilerinden biri olma yolunu seçti.” şeklinde konuştu.
Polonya otomotiv pazarına değinen Mielecki, yılın 8 ayında Polonya'da 463 binden fazla yeni araç satışı olduğunu kaydetti. Mielecki, bunun bir önceki yıla göre neredeyse yüzde 10 daha fazla olduğunu ve Avrupa Birliği (AB) ortalamasından daha hızlı büyüdüğünü vurguladı.
2025’te Polonya otomotiv endüstrisinin yaklaşık 52 milyar avro değerinde mal ürettiği bilgisini paylaşan Mielecki, “Bunun yarıdan fazlası yalnızca parça ve bileşenlerden oluştu. Polonya, Avrupa'nın en büyük otomotiv parçası ihracatçılarından biri ve üretimin yüzde 75'ten fazlası ihraç ediliyor.” açıklamasında bulundu.
PGM Yönetici Direktörü Mielecki, Avrupalı tedarikçilerin artan enerji maliyetleri, ücretler, araç üreticilerinin fiyat baskıları ve pahalı teknoloji değişimleri gibi pek çok zorlukla aynı anda karşı karşıya olduğunu anlattı.
Mielecki, “Çinli markalar Polonya pazarındaki pazar payının bir yılda yüzde 6'dan yaklaşık yüzde 13'e yükseltti ancak Türkiye'nin AB ile olan Gümrük Birliği sayesinde Türkiye'de üretilen bir araç Çinli araçların ödemek zorunda olduğu ithalat tarifesinden muaf olarak AB'ye girebiliyor, bu Türkiye için büyük bir rekabet avantajı.” dedi.
Türkiye'nin kendi milli aracı olan Togg'un başarısına dikkati çeken Mielecki, Togg'un 2018'deki kuruluşundan 2022'de seri üretime geçişe kadar harika bir yol katettiğini belirtti.
Mielecki, Togg’un Türkiye’de pazar lideri olduğuna işaret ederek, “2025'te Almanya ile Avrupa pazarına girdi. Polonya'nın yerli elektrikli araba girişimi olan İzera ise yaklaşık 10 yıllık çalışmanın ardından 2024 sonunda bir ortak girişim modeline dönüştü ve bir araştırma merkezi ve fabrika kurulması planlandı.” değerlendirmesinde bulundu.
New Mobility Association (PSNM) Yönetim Kurulu Üyesi Aleksander Rajch ise birliğin Polonya'da ve Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde e-mobilite ve hidrojen teknolojisi pazarını şekillendiren en büyük sektör kuruluşu olduğunu söyledi.
Rajch, yeni mobilite ekosistemini genişlettiklerini, sadece otomotivde değil havacılık ve denizcilikte de bu konsepti yaydıklarını ifade etti.
2016'dan beri elektrikli araç kayıtlarının Polonya’daki otomotiv pazarındaki artışının 240 kat olduğunu kaydeden Rajch, ülkede 152 bin elektrikli araç olduğunu bildirdi.
Rajch, “Doğru şekilde uygulanacak yeni bir mobilite stratejisinin 2035’e kadar Polonya'nın Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'sına (GSYH) yüzde 5 katkı sağlayabileceğini tahmin ediyoruz.” diye konuştu.